![]() |
|
|
|
#1 (permalink) |
![]() |
ARKADAŞLAR BUNLAR BİZİM İŞLEDİĞİMİZ KONULARIN DERS NOTLARI UMARIMM İŞİNİZE YARAR!!!
SÖZCÜKTE ANLAM ÖZELLİKLERİ1) GERÇEK (TEMEL) ANLAM: Bir sözcüğün ilk ve asıl anl***** denir. Yani bir sözcüğün söylendiği anda zihnimizde uyandırdığı ilk çağrışım gerçek anlamdır. 2) YAN ANLAM: Bir sözcüğün gerçek anlamı yanında kullanımına bağlı olarak yeni anlamdır. 3) MECAZ ANLAM: Bir sözcüğün gerçek anlamı dışında yepyeni bir anlamda kullanılmasıdır. * Adamın tarladaki bütün ekinleri yandı. ( gerçek) * Partide çektiğimiz bütün resimler yanmış. ( yan) * Bu sınavı kazanamazsan yandın (mecaz) * Balkona astığım çamaşırlar kurumamış.(gerçek) * Hazan mevsiminde kurumuş yapraklar gibi.(yan) * Senin aşkın da beni kuruttu be güzelim. (mecaz) * C*****n minaresi çok inceydi. (Gerçek) * Duvarın sıvası için ince bir kum getirmişlerdi. (yan) * Bana hediye alman çok ince bir davranıştı. (mecaz) * Sarayın aydınlık bir odasından karanlık bir odasına Geçmiştik. (gerçek anlam) * Yaşadığımız bunca karanlık günlerden sonra aydınlık Günler bizi bekliyor. (mecaz) * Arkadaş, bu kız seninle oynuyor. (mecaz) * Bu masanın ayağı oynuyor. (yan) * Çocuk kumsalda oynuyor. (gerçek) 4) TERİMSEL ANLAM (TERİM): Bilim sanat, spor, ya da çeşitli meslek dallarıyla ilgili özel kavramları karşılayan sözcüklerdir. * Nota müziğin anahtarı gibidir. * Rakip takım birazdan penaltı atışı yapacak. * Marmara fay hattı tehlikeli sinyaller veriyor. * Güreşçimiz, finalde rakibini tuşla yendi. * Matematik öğretmenimiz tahtaya bir doğru çizmemizi İstedi. * Şiirde aynı eklerin ya da sözcüklerin tekrarlanmasına Redif denir. NOT 1: Bazen bir sözcük gerçekte terim değilken terim olarak kullanılabileceği gibi, gerçekte terim olan bir sözcük de terimlikten çıkabilir. * Polis bir hücre daha ortaya çıkardı. ( terimlikten çıkma) * Sinop burnu Türkiye’nin en kuzey noktasıdır. (terimleşme) NOT 2: Bir sözcük birçok dalda terim olabilir. * Bitkiyi toprağa bağlayan kökleridir. * Dört, kök dışına iki olarak çıkar. * Hiçbir ek almamış sözcüğe kök denir. 5) YANSIMA SÖZCÜKLER: Doğadaki seslerin insanlar tarafından taklit edilmesine denir. * Bu köpek neden havlıyor? * Bir patlama sesiyle irkilmiştik. * Bu aylarda kediler çokça miyavlar. * Bu sözlerim üzerine sınıfta homurtular başladı. * Köyde sabahleyin koyunların meleyişleriyle uyandık. 6) EŞ ANLAMLI ( ANLAMDAŞ) SÖZCÜKLER: Yazılışları farklı ancak anlamları aynı olan sözcüklere denir. * siyah ---- kara , * beyaz----- ak, * zengin----varlıklı, * zengin--- varlıklı, * fakir----yoksul , * rüzgar---- yel, * üzüntü-----keder, * öykü---hikaye, * eser--- yapıt, * edebiyat--- yazın, * cümle---- tümce * kelime--- sözcük 7. ZIT (KARŞIT) ANLAMLI SÖZCÜKLER: Anlam bakımından birbirinin tersi olan sözcüklerdir. * Sana çirkin dediler düşmanı oldum güzelin. * Ağlarım harta geldikçe gülüştüklerimiz. * Kışın soğuğunu yaşadıkça yazın sıcağını arar oldum. * Aşağı tükürsen sakal , yukarı tükürsen bıyık. * Yaşlı insanları görünce gençliğimin kıymetini Anlıyorum. NOT: Zıt anlamlılık ile olumsuzluk birbiriyle karıştırılmamalıdır. * Tanzimat romanında iyiler hep iyi kötülerse hep kötüdür. ( zıt) * Bugünlerde hiç iyi değilim. ( olumsuz) 8) SESTEŞ ( EŞSESLİ) SÖZCÜKLER: Yazılışları ve okunuşları aynı ancak anlamları farklı olan sözcüklere denir. * Yılanı gören at birden şaha kalktı. * Mutfaktaki pislikleri çöpe at. * Al bayrağıma sarılı cansız bedenimi al. * Gül: “Gül.” dedi, bülbüle. * Kalem böyle çalınmıştır yazıma Yazım kışıma uymaz, kışım yazıma * Kırda yaptığımız piknikte yanımıza kır saçlı bir ihtiyar Geldi. UYARI: Bir sözcüğün mecaz ya da yan anlamıyla sesteş anlamlılık karıştırılmamalıdır. * Bu sözler bazılarına çok dokunacak. ( mecaz anlam ) * Omzuma bir el dokundu. ( gerçek anlam ) * Bu yaz, bir mektup yaz. ( sesteş ) NOT: Sesteş sözcükler genellikle halk edebiyatında cinaslı manilerde kullanılır. 9. SOMUT VE SOYUT ANLAMLI SÖZCÜKLER: Varlığını beş duyu beş duyu organıyla algılayabildiğimiz kavramlar somut; beş duyu organımızdan hiçbiriyle algılayamadığımız, varlığını sadece akıl ve mantık yürütme yoluyla kabul ettiğimiz kavramlar soyuttur. * çiçek, ağaç, ses, koku, hava, göl, ev, rüzgar, ışık(somut) * ruh, akıl, vicdan, akıl, acıma, üzüntü, aşk, inanç( soyut ) ÖZELLİK 1: Somut anlamlı bir sözcük, ek alarak soyut anlam kazanabilir. * anne - lik, insan - lık Somut soyu yaptı somut soyut yaptı ÖZELLİK 2: Somut anlamlı bir sözcük kullanıldığı cümleye göre soyut anlam kazanabilir. Buna soyutlaştırma denir. Soyutlaştırma kelimeye mecaz anlam kazandırma suretiyle olur. * Ne kadar sıcak bakıyor değil mi? ( soyutlaştırma) * Kara haber tez duyulur. ( soyutlaştırma) * Titreyen yapraklar, cilvedir, nazdır. ( soyutlaştırma) * Bu adam kafasızın biridir. ( soyutlaştırma) * Kızın gittiği bu yolu hiç iyi görmüyorum. (soyutlaştırma) * Sanatta özgün olmak biraz da yürek ister. (soyutlaştırma) * Nedense bugün hiç havamda değilim. ( soyutlaştırma) ÖZELLİK 3 : Soyut anlamlı bir sözcük çoğunlukla benzetme yoluyla somut hale getirilebilir. Buna somutlaştırma denir. * Hüzün, sonbaharda dökülen yapraktır. * Yalnızlık, bir çiçektir. * Sevgi, gökyüzünde kanat çırpan bir güvercindir. * Arkadaşlık, kişiler arasında kurulan bir köprüdür. * Bu düşünceler, zamanla çürüyecektir. * Vişne dallarında arzularımız, alnımıza konan bir Öpücüktür. ÖZELLİK 4: Gözlemleyebildiğimiz eylemler somut, gözlemleyemediğimiz eylemler ise soyuttur. * Annesi, bebeğini kucağına almış seviyordu. ( somut ) * Ferhat, Şirin’i dağları delecek kadar seviyordu.( soyut ) * Çocuk, masadaki vazoyu kırmıştı. ( somut ) * Bu sözlerinle arkadaşını çok kırdın. ( soyut ) 10) NİTELİK VE NİCELİK ANLAMLI SÖZCÜKLER: Bir şeyin nasıl olduğunu, ne gibi özellikler taşıdığını anlatan sözcüklere nitelik anlamlı sözcükler denir. Bir şeyin sayılabilen, ölçülebilen ya da azalıp çoğalabilen durumunu bildiren sözcüklere nicelik anlamlı sözcükler denir. * Az ileride birkaç kişi seni bekliyor. ( nicel ) * Bugün oldukça kötü bir zaman geçirdim. ( nitel ) * Çok konuştuğu için arkadaşları pek sevmedi. ( nicel ) * İki damla yaş olur düşersin yüreğime gizlice ( nitel, nicel) * Kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi. (nitelik ) UYARI: Bazı sözcükler cümlede kazandığı anlama göre nicel de olabilir nitel de. * Yaptığı işte iyi para kazanıyordu. ( nicel ) * O iyi bir insandı. ( nitel ) * Bu soğuk havada bir de senin soğuk esprilerini çekemem. ( nicel, nitel ) * Bu şehrin havası sıcak olduğu gibi insanları da sıcaktır. ( nicel, nitel) Görüldüğü gibi nitelik anlamlı sözcükler, genellikle niteleme sıfatı ve durum zarfı görevindedir. Nicelik anlamlı sözcükler ise ölçü - miktar zarfı , belgisiz sıfat veya sayı sıfatı görevindedir. 10. GENEL VE ÖZEL ANLAMLI SÖZCÜKLER: Karşıladıkları varlığın tamamını belirten sözcüklere genel anlamlı sözcükler denir. Tek bir varlığı karşılayan sözcüklere ise özel anlamlı sözcükler denir. Varlıkların genelden özele doğru sıralanışı : Varlık- canlı- hayvan- keçi- Ankara keçisi. * Çocuk, geleceğin teminatı olduğundan ben çocuğumun iyi yetişmesini istiyorum. ( 2. si 1. sine göre daha özel) * Kitap, insanın en iyi dostudur. ( genel) * Bu kitabı arkadaşıma ödünç verdim. (özel ) * Eğitim- öğretim sadece okulda yapılmaz ( genel) * Okulumuz, şehrin en eski binasıdır. (özel ) FİİLİMSİLER (EYLEMSİLER) Fiilimsiler üç ana grupta incelenir. 1) İSİM – FİİLLER (AD – EYLEMLER): Fiil soylu sözcüklerin sonuna –mak, -mek , -ış, -iş, -uş, -üş, -ma, -me ekleri getirilerek yapılır. • Bir gülüşün ömre bedel. • Gün biter gülüşün kalır bende. • Seninle akşamları yürüyüşe çıkardık. • Adamın yalvarışlarını bir görecektin. • Madem ki yükseliş var iniş olmaz olur mu? • Unutuş, unuturlar seni de. • Bu kucaklayış belki de bir haykırışın sesiydi. • Sana bakmak Allah’a inanmaktır. • Yaşamak, ölmekten zor. • Buralardan gitmek istiyorum. • Seni bile özlemek istemiyorum bu akşam. • İçimde maziden kalma duygular var. • Onula yeniden başlamayı düşünüyor musun? NOT 1: İsim- fiil ekiyle türetilen bazı sözcükler, isim- fiil özelliğini yitirip kalıplaşarak kalıcı bir nesne ya da kavram adı olabilir. Artık bunlara isim- fiil eki olarak bakmamak gerekir. *Kaymak, çakmak, dondurma, kavurma, dolma, gözleme, bağış, geviş… NOT 2: Fiilden fiil yapım eki olan –iş ile isim- fiil eki olan –iş’ i birbiri ile karıştırmamak gerekir. Anlamsal olarak fiilden fiil yapım eki (işteşlik eki) bir işi karşılıklı ya da birlikte yapma anlamı verirken isim fiil eki böyle bir anlam vermez. • Gülüşün çok güzel. (isim fiil eki) • Onu öyle görünce gülüştüler. (işteşlik eki) NOT 3: Fiilden fiil yapan olumsuzluk eki olan –ma, -me ile isim fiil eki olan –ma,-me birbiri ile karıştırılmamalıdır. Fiilden fiil yapan –ma, -me fiile olumsuzluk anlamı katarken isim fiil eki olan –ma, -me fiile olumsuzluk anlamı katmaz. • Artık sevmeyeceğim. (olumsuzluk eki) • İnsanın mesleğini sevmesi gerekir. (isim – fiil eki) 2. SIFAT – FİİL EKLERİ (ORTAÇLAR) Fiil soylu sözcüklerin sonuna –an, -en, -ası, -esi, -mez, -maz, -ar, -er, -dık, -dik, -duk, -dük, -tık, -tik, -tuk, -tük , -ecek, -acak, -miş, -mış, -muş, -müş ekleri getirilmek suretiyle yapılır. Sıfat- fiil ekleri genellikle sıfat tamlaması kurar. • Her seven sevilenin boy aynasıdır. • İşleyen demir pas tutmaz. • O öpülesi eller beni büyüttü. • Yıkılası Bağdat nice askerler yedi. • Dönülmez akşamın ufkundayız vakit çok geç. • Onunla unutulmaz anlar yaşadık. • Bilinmez diyarlara gitme. • Senin bu yaptığın olur iş değil. • Akarsular gibi çağlarım. • Benim doğduğum köyleri akşamları eşkıyalar basardı. • Tanıdık bir yüz çıkmadı karşımıza. • Görülecek günler var daha aldırma gönül. • Gelecek hafta sınavım var. • Bense penceremde gelmeyecek saatleri beklerim. • Mayın tarlasına düşmüş bir ****yim. • **müş eşek kurttan korkmaz. NOT: Zaman ekleriyle sıfat fiil eklerini karıştırmamak gerekir. Zaman ekleri, şahıs ekinden önce fiile gelerek fiili yüklem yapar. Sıfat fiil ekleri ise genellikle fiilleri sıfat yapar ve üzerine isim çekim eklerini alabilir oysa zaman ekleri isim çekim eklerini alamazlar. • Hiç oturacak zamanım yok. (-acak sıfat s i Tamlaması kurmuş bu yüzden sıfat fiil eki) • Oğlum, okuyacak ve büyük adam olacak. (zaman eki; çünkü fiili yüklem yapmış ) • Okumuş insanlar daha kültürlü (s.f.e) s i • Annem de okumayı çok istemiş. (zaman eki) 3. ZARF FİİL EKİ (ULAÇ, BAĞ – EYLEM): Fiil kök ve gövdelerinin üzerine –ınca, - dıkça, - dığında, -ken , -r… -mez, -alı, -erek, -madan, -meksizin, -a…-a, -ıp ekleri getirilerek oluşturulur. Zarf- fiil ekleri temel cümlenin zarf tümleci olurlar. • Ben gidince hüzünler bırakırım. • Senin bu halini görünce lise yıllarımı hatırladım. • Gözlerin gözlerime değince felaketim olurdu, ağlardım. • Ağladıkça dağlarımız yeşerecek göreceksin. • Ağlarım, hatıra geldikçe gülüştüklerimiz. • **düğünde henüz çok gençti. • Seninle konuştuğunda rahatlıyor. • Sen geçerken sahilden sessizce, gemiler kalkar yüreğimden gizlice. • Sen ağlarken ben nasıl gülerim. • Onu görür görmez tanıdım. • Yârim, sen gi**** yedi yıl oldu. • Ah vah etmenin zamanı geçeli çok oldu. • Gülerek yanıma geldi. • Böyle yaparak beni çok üzüyorsun. • Hiçbir şey söylemeden çekip gitti. • Ağlamadan ayrılık olmaz. • Sizin durmaksızın çalışmanız lazım. • Bir süre konuşmaksızın öylece bekledik. • Gide gide bir söğüde dayandık. • Gidip de gelmemek, gelip de görmemek var kaderde. NOT 1: Bir cümlede kaç tane fiilimsi varsa o kadar da yan cümle var demektir. NOT 2: Bir cümlede fiilimsi varsa o cümle girişik birleşik bir cümledir. NOT 3: Bir cümledeki fiilimsi sayısıyla temel cümlenin yükleminin toplamı o cümledeki yargı sayısını verir. FİİLDE (EYLEMDE) ÇATI NESNESİNE GÖRE ÇATI (NESNE- YÜKLEM İLİŞKİSİ): Nesnesine göre çatı, yüklemin nesne alıp almamasına göre değerlendirilir. 1)Geçişli ve Geçişsiz Fiiller: Nesne alabilen fiiller geçişlidir. Pratik olarak bir fiilin geçişli olup olmadığını anlamak için fiile “neyi, kimi” sorularını yöneltiriz, bu soruları yöneltebiliyorsak fiil geçişlidir, yöneltemiyorsak fiil geçişsizdir. Bir diğer yöntem ise şudur: Fiilin başına “onu” zamirini getirebiliyorsak fiil geçişlidir, getiremiyorsak fiil geçişsizdir. *Seni duyuyorum. ( “kimi duyuyorum?” ya da “onu duyuyorum”) (geçişli) *Beni anladığını biliyorum. ( “neyi biliyorum? Ya da “onu biliyorum.) (geçişli) *Lütfen otur. ( “neyi otur? Ya da “onu otur” ) (geçişsiz) *Kitabı verir misin? (“neyi verir misin?” ya da “onu verir misin?” (geçişli) *Burası ne güzel kokuyor. (“neyi kokuyor?” ya da “onu kokuyor”) (geçişsiz) *Sonbaharda bitkiler ölür. (“neyi ölür? Ya da “onu ölür”) (geçişsiz) *Seni çok seviyorum. (“kimi seviyorum?” ya da “onu seviyorum”) (geçişli) *Bir bilinmezliğe doğru yürüyorum. (“neyi yürüyorum” ya da “onu yürüyorum”) (geçişsiz) Not: Bir fiilin geçişli olabilmesi için cümlede mutlaka nesne olması şart değildir. Cümlede nesne olmasa bile cümle geçişli olabilir. Önemli olan “neyi, kimi” sorularını sorup soramadığımızdır. *Gördüm; ama söyleyemedim. 2)Oldurgan ve Ettirgen Çatılı Fiiller: Geçişsiz bir fiilin üzerine “-r,-t,-tır” eklerinden birinin getirilerek fiilin geçişli yapılmasına “oldurgan” çatılı fiil denir. Geçişli bir fiilin üzerine “-r,-t, -tır” eklerinden biri getirilerek fiil yeniden geçişli yapılıyorsa o fiil “ettirgen” çatılı bir fiildir. Bu durumda eylemin geçişlilik derecesi arttırılmış olur ve bir başkasına yaptırma, ettirme anlamı katar. *Adam öldü (geçişsiz) ---------------------------- Adamı öldürdü. (oldurgan) *Günler zor geçiyor.(geçişsiz) ------------------ Günlerini zor geçiriyor.(oldurgan) *Bu kitapları okudum (geçişli) -------------------Bu kitapları okuttum.(ettirgen) *Her şeyi kırdım (geçişli) -------------------------Her şeyi kırdırdım (ettirgen) *Araba durdu.(geçişsiz) -------------------------- Arabayı durdurdu (oldurgan) *Yeni aldığım daireyi boyadım.(geçişli)--------Yeni aldığım daireyi boyattım (ettirgen) *Saçları uzamış (geçişsiz) ------------------------Saçlarını uzatmış (oldurgan) *Kumaşı ölçüsüne göre kestim. (geçişli)--------Kumaşı ölçüsüne göre kestirdim.(ettirgen) *Her sabah koşarım.(geçişsiz)------------------- Yıllarca bu topraklarda at koşturduk.(oldurgan) *İşe başladım.(geçişsiz) -------------------------- Dersleri başlattım.(oldurgan) ÖZNESİNE GÖRE ÇATI (ÖZNE-YÜKLEM İLİŞKİSİ): Öznenin yüklemle ilişkisi 4 grupta incelenir. 1)Etken Fiil ve Edilgen Fiiller: Yüklem durumundaki fiilin gösterdiği işi doğrudan doğruya öznenin kendisi yapıyorsa fiil etken çatılı demektir. Yani fiilin gerçek öznesi varsa ve “l,n” çatı ekini almamışsa fiil etkendir. Bir fiil “l,n” çatı ekini almışsa ve eylemin kim tarafından yapıldığı belli değilse o fiil edilgendir . Edilgen fiillere “kim tarafından” sorusunu yönelttiğimizde cevap alamayız. *Evi güzelce temizledi.(evi temizleyen kim? “o”, geçek öznesi var, o halde etkendir.) b. li .ne *Ev temizlendi. (ev kim tarafından temizlendi? cevap alamıyoruz, eylemi yapan belli değil o halde edilgen ) s.ö *Kadın, bulaşığı yıkadı.(bulaşık kim tarafından yıkandı? “kadın” eylemi yapan belli olduğu için etken) *Bulaşık, yıkandı. (bulaşık kim tarafından yıkandı? belli değil,cevap alamıyoruz, o halde edilgen ) *Polis, bu kişileri arıyor.(arayan kim? “polis” gerçek öznesi var eylemi yapan belli öyleyse etken) *Bu kişiler aranıyor. (arama eylemini yapan kim? Belli değil öyleyse edilgendir) *Masaları kenara çekti. (masaları kenara çeken kim? “adam” eylemi yapan belli öyleyse etkendir.) *Masallar kenara çekildi.(masaları kenara çeken kim? belli değil öyleyse edilgendir) *Sınavın iptal edileceğini söyledi.(sınavın iptal edileceğini söyleyen kim? “o” gerçek öznesi vardır, etkendir.) *Sınavın iptal edileceği söylendi.(sınavın iptal edileceğini söyleyen kim? belli değil o halde edilgen.) *Ilık yaz akşamlarında şarkılar söylerdik. (şarkılar söyleyen kim? “biz” gerçek öznesi var o halde etken) *Ayrılık gecesini hiçbir zaman unutamadım. (unutamayan kim? “ben” gerçek öznesi var o halde etken) *En güzel şiirler gençliğin uykusuz gecelerinde yazılır. (yazma eylemini yapan kim? belli değil. edilgen) *Çalındı umutların en güzeli benden. (edilgen) 2.Dönüşlü Fiiller: Fiil kök ya da gövdelerine “n, l” çatı ekleri getirilerek yapılır. Dönüşlü eylemlerde özne işi bizzat kendisi yapar ve yaptığı işten de bizzat kendisi etkilenir. Edilgen fiillerle dönüşlü fiiller birbiriyle karıştırılmamalıdır. İkisi de “l,n” çatı eki alır. Ancak edilgen çatılı fiillerin gerçek öznesi yokken dönüşlü çatılı fiillerin gerçek öznesi vardır. Ayrıca dönüşlü çatılı fiillerde “kendi kendine” anlamı vardır. * Annem geleceğimi öğrenince çocuklar gibi sevindi. * Kocası eve gelmeyince karısı meraklanmış. * Yüzmek için hemen soyundu. * Çocuklar havuzda yıkandı. * Bir Akdeniz kentinin tuz kokan sabahlarında uyanıyorum. * Kız aynanın karşısında saatlerce süsleniyor. * Kadın etrafa bakındı. 3. İşteş Çatılı Fiiller: Fiil, kök ya da gövdelerine “ş, leş” çatı ekleri getirilerek yapılır. İşteş eylemler, işin birden fazla özne tarafından karşılıklı ya da birlikte yapıldığını bildirir. İşteş çatılı fiillerde özne gerçektir. * Sen sahilde üzgün beklerken öpüşür ay ile sular. (k) * Görünmez dallarda kuşlar ötüşür. (b) * Kuru güz yaprakları uçuşuyor rüzgârda.( b) * Onunla bir süre öylece bakıştık. (k) * Sazı ellerine alan âşıklar saatlerce atıştı. (k) * Onunla hemen her gün telefonlaşırım. (k) * Yolcular durakta bekleşiyordu. (b) Not: Bazı fiiller çatı eki almadan da işteşlik özelliği gösterebilir. * Türk-Yunan ordusu Sakarya’da savaştı. * Pehlivanlar er meydanında güreştiler. * Onunla istemeye istemeye barıştım. * Sonunda ona kavuştum. CÜMLE TÜRLERİ ( ÇEŞİTLERİ ) 1. YÜKLEMİNE GÖRE CÜMLELER: a)İsim (ad) Cümlesi: Yüklemi isim olan cümlelere denir. *Ne güzel komşumuzdun sen Fahriye abla >komşu –i—di—n * Bence dinin gibi küfrün de mukaddesti Senin * Burada vefa yok * Bu yaptıklarım Senin içindir Not: Bazı isim cümlelerinde ekfiil düşebilir. *Bizimkiler çok iyi (dir) *Bu yıl ayakkabılar pahalı (imiş) Not: Yüklemi hem isim hem de fiil olarak kullanılabilen (ortak köklü ve sesteş kelimeler)kelimelerin isim mi fiil mi olduğunu anlamak için cümledeki kullanımına bakmak gerekir. *Sende ders notları varmış (var imiş) (isim cümlesi) *En sonunda varmışsın bir Erzincanlıya (fiil cümlesi) b)Fiil (Eylem)Cümlesi: Yüklemi çekimli bir fiilden kurulu cümlelere fiil cümlesi denir. Fiil cümlelerinde yüklem haber ya da dilek kiplerinden biriyle çekimlenir. İsim cümleleri de ekeylem olabilir. *Sana çirkin dediler, düşmanı oldum güzelin (Görülen geçmiş zamanla çekimlenmiş ) ******lendin de garez bağladım ahlaka bile (Görülen geçmiş zamanla çekimlenmiş) *Suya versin bağban gülizarı zahmet çekmesün (Emir kipi) *Artık buradan gitmeliyim (Gereklilik kipiyle çekimlenmiş) Not :Fiilimsilerin yüklem olduğu cümleler isim cümlesidir. *Amacım buradan gitmekti. (isim cümlesi ) *Eski bir tanıdığıydı. (isim cümlesi) 2.ANLAMLARINA GÖRE CÜMLELER: a)Olumlu Cümle: Yüklemin bildirdiği eylemin yapıldığını, gerçekleştiğini ya da gerçekleşebileceğini belirten cümleler olumludur. Dilimizdeki isim ve fiil soylu sözcüklerin hepsi olumludur. Bunlar bazı eklerle ya da sözcüklerle olumsuz biçime sokulur. *O günler çok güzeldi (olumlu isim c) *Hep seni bekledim (olumlu fiil cümlesi) *Kalbimi çalan buydu (olumlu isim cümlesi) b)Olumsuz Cümle: Yüklemin bildirdiği işin gerçekleşmediğini anlatan cümleler olumsuzdur. Olumlu isim cümlesi yok, değil, ya da sız ekiyle olumsuz yapılır. *Kapını çalan bendim (olumlu isim cümlesi) *Kapını çalan ben değildim (olumsuz isim cümlesi) *Dışarıda birkaç kişi vardı (olumlu isim cümlesi) *Dışarıda hiç kimse yoktu (olumsuz isim cümlesi) *O, çok güçlüydü (olumlu isim cümlesi) *O, çok güçsüzdü (olumsuz isim cümlesi) *Eve gelmiş (olumlu fiil cümlesi) *Eve gelmemiş (olumsuz fiil cümlesi) Not: Bir cümlenin yükleminde olumsuzluk bildiren ek ya da sözcük yoksa cümle biçimce olumludur. Bir cümlenin yükleminde olumsuzluk bildiren ek ya da sözcük varsa cümle biçimce olumsuzdur. * Yarın size geliyoruz (Biçiminde ve anlamca olumlu) *Yarın size gelmiyoruz (Biçiminde ve anlamca olumsuz) Not2:Biçimde olumlu her cümle, anlamca olumlu olmayabilir. * Haydi, bu işi yapabilirsen yap (yapamazsın ) (Biçimce olumlu, anlamca olumsuz cümle) *Gel de bu işin içinden çık (Çıkamazsın) (Biçimce olumlu, anlamca olumsuz) * Ne arayanım var ne de soranım (yok) (Biçimce olumlu, anlamca olumsuz) Not3:Bir cümlede olumsuzluk bildiren ek ya da sözcük tekse, o cümle biçimce de anlamca da olumsuzdur. Bir cümlede olumsuzluk bildiren ek ya da sözcük iki tane ise o cümle biçimce olumsuz, anlamca olumludur. *Hala yanıma gelmiş değil (gelmemiş) (Biçimce ve anlamca olumsuz cümle) *Böyle yapmayın (Biçimce ve anlamca olumsuz cümle) *Seni sevmiyor değilim (seviyorum) (Biçimce olumsuz, anlamla olumlu) C)Soru Cümlesi: Bir duygu veya düşünceyi soru yoluyla açıklayan cümlelere soru cümlesi denir. Dilimizde soru anlamı soru sıfatıyla, soru zamiriyle, soru zarfıyla veya soru edatıyla sağlanabilir. *Dün beni arayan sen miydin? (soru anlamı soru edatıyla sağlanmış.) *Bize ne zaman geleceksin?(soru anlamı soru zarfıyla sağlanmış) *Bana ne aldın?(soru anlamı soru zamiriyle sağlanmış) *Hangi okulda çalışıyorsun? (soru anlamı soru sıfatıyla sağlanmış) Soru cümleleri gerçek ve sözde soru cümlesi olmak üzere iki gurupta incelenebilir. Gerçek soru cümleleri mutlaka cevap gerektirirken sözde soru cümleleri gerektirmez. *Okula neden gelmedin? (Gerçek soru cümlesi ) *Dersi anlıyor musunuz?(Gerçek soru cümlesi) *Beni soran kim? (Gerçek soru cümlesi) *Hiç üzülmez olur muyum? (sözde soru cümlesi) *Onu ben mi dövmüşüm? (sözde soru cümlesi) *Şu kitabı bana verir misin? (sözde soru cümlesi) Ünlem cümlesi: Özlem, sevinç, heyecan, korku, üzüntü, onaylama… Gibi değişik duygular anlatan cümlelere denir. *Eyvah, ne yer ne yar kaldı! *Neydi o güzellik öyle! *Süper bir iş buldum! e)Emir (Buyruk) Cümlesi: Yüklemi emir kipiyle çekimlenmiş cümlelere emir cümlesi denir Emir kipinin 1.tekil ve 2. çoğul çekimleri yoktur. Emir kipinin çekimi şöyledir. (Ben) --- (biz) --- (sen) yap (siz) yapın, yapınız (o) yapsın (onlar) yapsınlar * Oraya gitme *Derse zamanında giriniz *Buraya gelsinler *Şuraya otur Not1: – acak, - ecek ekiyle çekimlenmiş bazı fiiller emir anlamı taşıyabilir. *Bu kitabı okuyacaksın (oku) *Hemen yanıma geleceksin.(gel) Not2: Yüklemi emir kipiyle çekimlenmiş cümlelerden bazıları emir anlamını yitirerek rica, hatırlatma, dilek… Anlamları taşıyabilir. *Sağlık olsun *Allah kazadan korusun *Kusurumuzu hoşgörün *Sen ona bakma f)Gereklilik Cümlesi: Yüklemi gereklilik kipiyle (-malı-meli )çekimlenmiş cümlelere gereklilik cümlesi denir. Eylemin yapılması gerektiğini anlatır. *Bu sınavı kazanmalısınız. *Soruları hızlı çözmelisiniz Not: Bazı cümlelerde yüklem gereklilik kipiyle çekimlenmediği halde, gereklilik anlamı bulunabilir. *Bol bol paragraf çözmeniz gerek (çözmelisiniz) *Bir çare bulmam lazım (bulmalıyım) *Onu görmem icap ediyor (görmeliyim) g)İstek Cümlesi: Yüklemi istek kipiyle (-e-a-ayım-alım) çekimlenmiş cümlelere denir. *Biraz meyve alayım *Kapıyı açık bırakmayasın *Haydi, biraz gezelim h)Dilek Cümlesi: Yüklemi dilek –şart kipiyle (-se-sa-)çekimlenmiş cümlelere denir. *Oraları da görsem *Şu okul bir bitse Şart Cümlesi: Yan cümlesi dilek – şart kipiyle çekimlenmiş cümlelerdir. *Kitabı alırsam okurum *Evden çıkabilirsem size de uğrarım. * Okursan iyi bir yere gelirsin 3.ÖĞELERİN İN DİZİLİŞİNE GÖRE CÜMLELER Kurallı Cümle: Yüklemi Sonda bulunan cümlelere kurallı (düz) cümle denir. *Yarın size geleceğim *Şiirin hasını ayak seslerinde tanırım *Ne zaman bir köy türküsü duysam şairliğimden utanırım b)Kuralsız (Devrik ) Cümle: Yüklemi sonda bulunmayan cümlelere denir. Bu tür cümleler anlatım bakımından bozuk değildir. *Ne diyeceksin bu konuyla ilgili *Görüyorum seni C)Eksiltili Cümle: Yüklemi söylenmemiş cümlelere denir. *Toprağı taşlı yerden (olacaksın)kızı kardeşli yerden (olacaksın) *Kısa bir sessizlik (oluyor) sonra müzik başlıyor. *İnsanı mest eden güzelliği …(var) d)Parantez Cümlesi: İçerisinde arasöz veya aracümle bulunan cümlelere denir. Arasözler cümlenin anlamını güçlendirmek veya bir açıklama yapmak amacıyla cümlenin akışı kesilerek araya alınan sözlerdir. Arasözler iki virgül iki kısa çizgi ya da parantezler arasında gösterilir. *Bu kadın evin hizmetçisi çok iyi kalpli bir insandı (arasöz) *İyi çalışan öğrenciler emin ol sınavı kazanır. (aracümle) *Yahya Kemal siz de biliyorsunuz neo-klasik bir şairdir (aracümle) YAPILARINA GÖRE CÜMLELER Cümleler yapılarına göre 3 gurupta ayrılır. A)Basit cümle B)Birleşik cümle C)Sıralı cümle A)BASİT CÜMLE: Tek yüklemi bulunan tek yargı bildiren cümlelerdir. *Çalıkuşu, Damga, Acımak, Bir Kadın Düşmanı, Dudaktan Kalbe romanları Reşat Nuri Güntekin’ e aittir. *Seninle bir daha görüşmeyeceğim. *Halit Ziya Uşaklıgil, Servet-i Fünün edebiyatının en büyük romancısıdır. *İkinci Yeni sanatçıları şiiri soyutlaştırmışlardır. B)BİRLEŞİK CÜMLE: Birleşik cümleleri dört gurupta incelenir. 1)GİRİŞİK BİRLEŞİK CÜMLE: İçinde fiilimsi (isim fiil, sıfat fiil, zarf fiil)bulunan cümlelere denir. Fiilimsinin yer aldığı bölüme yan cümle asıl yüklemin bulunduğu bölüme de temel cümle denir. Bir cümlede kaç tane fiilimsi varsa o kadar yan cümle var demektir. *Beni soranı, gördün mü? (Yan cümlecik Temel cümlenin b.li nesnesidir.) *çalışan kazanır. (Yan cümlecik temel cümlenin öznesidir.) *Seni görünce mutlu oluyorum. (Y.C.T.C nin Z.T dir. *Seni seven insanları sen de sev.(Y.C.T.C nin B.li Nesnesidir.) *Beni dinleyin herkese teşekkür etmek istiyorum ÖRNEK Aşağıdakilerden hangisinde dizeler basit cümle oluşturmaktadır. A)Mustafa Kemal barış olmuş. Gürül gürül akan ırmaklarda B)Mustafa Kemal özgürlük olmuş Özgürlük diye çarpan yüreklerde C)Mustafa Kemal bereket olmuş Uzanıp giden bu topraklarda D)Mustafa Kemal türkü olmuş İnanmış E)Mustafa Kemal ülkü olmuş 2)İç içe Birleşik Cümle (Kaynaşık Cümle): Bir cümle başka bir cümlenin içinde yer alır ve onun bir öğesi olursa buna iç içe birleşik cümle denir. İç cümle temel cümlenin öznesi, nesnesi ya da başka bir öğesi olabilir. *Ben gidiyorum. Dedi. (iç cümle temel cümlenin nesnesi iç cümle TC *Ben büyüdüm, diyorsun. (iç cümle temel cümlenin i.c TC Nesnesi durumundadır) *Adam: beni burada bekleyin. Dedi.( iç cümle temel cümlenin nesnesi durumundadır) 3)Şartı Birleşik Cümle: Yan cümleciği – se, mi ile kurulan ve temel cümlenin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini koşula (şarta) bağlayan cümledir. *Görürsem söylerim. *Çalışmadın mı başarılı olamasın. *Sen gelirsen ben de gelirim. 4) Ki’li BİRLEŞİK CÜMLE: Ki bağlacıyla birbirine bağlanan cümlelere denir. * Benimle konuş ki seni anlayayım. * Dürüst ol ki insanlar sana güvensin. * Düzenli çalış ki kazanasın. * Şiir o kadar güzel okudu ki şaşırdım kaldım. SIRALI CÜMLE: İçinde birden çok tamamlanmış yargı bulunan cümlelere denir. Sıralı Cümleler 2 gurupta incelenir. 1)Bağımlı Sıralı Cümle Öğrenilen en az biri ortak olan sıralı cümlelerdir. * Yaşlı kadın buraya kadar geldi sizi sordu (özne ortak) *Beni aramış ama bulamamış (özne ve nesne ortak) *Türkiye de bu kitabı bastırmış satmıştı. (özne DT, N ortak) *Onu bana beni ona şikâyet eder. (yüklem ortak) *Yazın Antalya ya gider orada gezerdik (özne ve zarf tümleci ortak ) 2)Bağımsız Sıralı Cümle: Öğelerinden hiçbiri ortak olmayan cümlelerdir. *Evden sessizce çıktık sokakta lambalar yanmıyordu *Yağmur durmuştu yollar çamurdan görünmüyordu * O geziyordu ben çalışıyordum *Deneme başka şeydir felsefe başka şeydir. Not: Bazı kaynaklar ama fakat çünkü gibi bağlaçlarla birbirine bağlayan cümleleri bağlı cümle olarak kabul eder. *Bu işe başlıyorum; ama bugün bitiremem. *Sabahı severiz; çünkü gündüzün başlangıcıdır. ![]() oYuN biTTi... saHne KapANdI... GerçEk YüZleR Hiç BU kAdAr iğReNç OLmAMIŞtı..... |
|
|
|
| Bu mesaj için !BusrA! kullanıcısına teşekkür edenler: | banupelin (25.03.10) |
|
|
#2 (permalink) |
![]() |
YAZIM(İMLA) KURALLARI
1) “ki” bağlacının ve “-ki” ekinin yazımı: Türkçede üç çeşit “ki” vardır:Bağlaç olan“ki”,sıfat yapan “–ki” ve zamir olan(ilgi zamiri) “–ki” dir.Bağlaç olan “ki” daima ayrı yazılır.Sıfat yapan “–ki” ve zamir olan “-ki” eklendiği sözcüğe bitişik yazılır. Dilimizdeki bu üç farklı “-ki”yi birbiriyle karıştırmamak için şu pratik yöntemleri uygulayın. *Cümle içerisinde –ki’den sonra –ler çokluk ekini getirebiliyorsanız o –ki zamir olan –ki’dir. Ayrıca zamir olan –ki’nin bir ismin yerini tuttuğunu ve genellikle zamirlerin üzerine geldiğini de unutmayın. ---Arabam bozuldu , seninki(ler)ni kullanabilir miyim? ---Onunki(ler) seninki(ler)den daha iyi olmuş. Görüldüğü gibi cümle içerisinde –ki zamirinden sonra –ler ekini getirdiğimizde cümlenin yapısında herhangi bir bozukluk meydana gelmiyor.Öyleyse bu –ki’ler ilgi zamiridir. *Sıfat yapan –ki de sıfat tamlaması kurar. Sıfat yapan –ki her zaman bitişik yazılır.Pratik olarak önündeki isme “hangi” sorusunu yönelterek bulur ve diğer –ki’lerden ayırt ederiz. ---Sokaktaki çocuklara sahip çıkmamız gerekiyor.(Hangi çocuklar?) ---Sınıftaki öğrenciler dışarı çıksın.(Hangi öğrenciler?) Görüldüğü gibi sıfat yapan –ki’yi alan sözcüğün hemen önündeki isme hangi sorusunu yöneltebiliyoruz.Öyleyse bu –ki sıfat yapan –ki’dir ve eklendiği sıfata daima bitişik yazılır. *Bağlaç olan “ki” ise daima ayrı yazılır.Diğer “ki” ekleriyle karıştırmamak için cümleden çıkartırız, cümlenin yapısında ciddi bir bozukluk olmuyorsa o “ki” bağlaç olan “ki”dir. Ayrıca bağlaç olan ki’nin daha vurgulu söylendiğini de göz önünde bulundurmak gerekir. *Duydum ki unutmuşsun gözlerimin rengini.(Duydum unutmuşsun gözlerimin rengini) *Sen ki dünyalara değersin.(Sen dünyalara değersin.) *Şimdi anlıyorum ki o yaptıklarım bir hataydı.(Şimdi anlıyorum o yaptıklarım bir hataydı) Görüldüğü gibi bağlaç olan –ki cümleden çıkartıldığında cümlenin anlamında bir daralma olsa da yapısında ciddi bir bozukluk olmuyor, öyleyse bu –ki’ler bağlaçtır ve daima ayrı yazılır. NOT: Mademki,halbuki,oysaki,çünkü,s anki… sözcüklerindeki ‘ki’ ler bağlaç olmasına rağmen kalıplaştığı için bitişik yazılır. 2) “de” bağlacının ve “de” bulunma durum ekinin yazımı: “de” “da” bağlacı da tıpkı “ki” bağlacı gibi ayrı bir sözcük olduğu için daima ayrı yazılır.Bulunma durum eki olan “-de,-da, -de,-ta” ise eklendiği sözcüğe bitişik yazılır. “de,da” bağlacıyla “-de,-da,-te,-ta” ekleri birbiriyle karıştırılmamalıdır.Pratik olarak birbirinden şu şekilde ayırt ederiz: Cümle içerisinde cümleden “de”yi çıkartırız,eğer cümlenin yapısında bir bozukluk olmuyorsa o “de” bağlaçtır.Cümlenin yapısı bozuluyorsa o “de” bulunma durum ekidir. *Kitap da alacağım.(Kitap alacağım) *Sen de onun gibisin.(Sen onun gibisin) Görüldüğü gibi bağlaç olan “de ,da” cümleden çıkartıldığında cümlenin yapısında bir bozukluk olmuyor.Şimdi de aşağıdaki örnekleri inceleyelim: *Sende bir şeylerim kaldı.(Sen bir şeylerim kaldı) *Onu otobüste gördüm.(Onu otobüs gördüm) Görüldüğü gibi bulunma durum eki cümleden çıkartıldığında cümlenin yapısı bozuluyor. Önemli uyarı: Bağlaç olan “de,da”nın kesinlikle “te,ta” biçimi yoktur. *Sana kazak ta alacağım.(yanlış) *Sana kazak da alacağım.(doğru) Ayrıca bağlaç olan “de,da” bir özel isimden sonra gelirse kesme işaretiyle ayrılmaz. *Bize Ahmet’de gelecek.(yanlış) *Bize Ahmet de gelecek.(doğru) 3. “mi” soru edatının yazımı: “mı,mi,mu,mü” soru edatı eklendiği sözcükten her zaman ayrı yazılır,kendinden sonra gelen ekler soru edatına bitişik yazılır: *Yarim İstanbul’u mesken mi tuttun? *Bize gelecek misiniz? *Sen miydin dün rüyalarıma giren? Soru edatı olan “mı mi mu mü” ile fiilden fiil yapan olumsuzluk eki olan –ma,-me’nin darlaşmış biçimi birbiriyle karıştırılmamalıdır: *Niçin beni dinle miyorsun? Yukarıdaki cümlede ‘mi’ ayrı yazılmamalıdır;çünkü buradaki mi soru eki değil, –ma,-me olumsuzluk ekinin darlaşmış biçimidir.Cümleden mi’yi çıkartıp cümleyi tekrar okuduğumuzda cümledeki soru anlamının kaybolmadığını sadece olumsuzluğun kaybolduğunu görürüz.Cümleye soru anlamını katan mi değil, ‘niçin’ sözcüğüdür. Soru edatı olan “mı,mi,mu,mü” cümleye soru anlamından başka anlamlar da katabilir. *Sana güzel mi güzel bir elbise aldım.(pekiştirme göreviyle kullanılmış) *Bu testi de çözdün mü konuyu daha iyi anlarsın.(Çözdüğün zaman) *Tüm bunları ben mi yapmışım?(reddetme,kabullenmem e) 4)Sayıların yazımı: Sayılar daima ayrı yazılır;ancak çek ve senetlerde sahtekarlığın önlenmesi amacıyla bitişik yazılır. *Yaş otuz beş yolun yarısı eder. *Bu yıl dershanemize tam bin beş yüz altmış kişi kayıt yaptırdı. 5)Kısaltmaların Yazımı: Birkaç kelimeden oluşan kurum ve kuruluş adlarının kısaltmaları yapılırken araya nokta konmaz. *TBMM *PTT *THY *TEK *KKTC *MTA *DSİ Cümle içerisine kısaltmalara bir ek getirileceği zaman kısaltmanın son harfinin okunuşu esas alınır. *Kardeşim THY’da çalışıyor.(yanlış) *Kardeşim THY’de çalışıyor.(doğru) *Aç bakalım TV’da ne var? (yanlış) *Aç bakalım TV’de ne var? (doğru) Tek bir sözcüğün kısaltması yapılıyorsa kısaltmanın sonuna nokta konur: *Dr. *Prof. * c. * s. * bk. 6)Gün ve Ay Adlarının Yazımı: Cümle içinde geçen gün ve ay isimleri küçük harfle başlar;ancak gün ve ay isimleri bir tarihe bağlanmışsa yani yanında bir rakam varsa büyük harfle başlatılır. *Okullar haziranda kapanıyor.(doğru) *Okullar 14 Haziran’da kapanıyor.(doğru) *Ben 21 Mart 1978 Salı günü doğmuşum.(doğru) *Sınav 16 haziran’da yapılacak(yanlış) *Sınav 16 Haziran’da yapılacak. (doğru) 7)Yön İsimlerinin Yazımı: Yer-yön bildiren (doğu ,batı,güney,kuzey,orta…) sözcükler, tek başına ya da özel isimden sonra kullanıldıklarında küçük harfle,özel isimden önce kullanıldıklarında büyük harfle başlar: *Siz Kuzey Amerika’yı gördünüz mü? *Siz Amerika’nın kuzeyini gördünüz mü? *Bu insanlar buraya Güney Asya’dan gelmişler. *Bu insanlar buraya Asya’nın güneyinden gelmişler. *Sizin daha da batıya gitmeniz gerekiyor. NOT: Yer-yön bildiren kelimeler eğer bir insan topluluğunun yerini tutuyorsa büyük harfle başlatılmalıdır. *Bu konuda Batı bizi anlamıyor. *Dün Doğu bu haberle çalkalandı. 8.Coğrafi Terimlerin Yazımı: “Ay,Güneş,Dünya,Mars…” gibi kelimeler eğer coğrafi bir terim olarak gök cisimlerini anlatmak için kullanılırsa büyük harfle, bunun dışında kullanılırsa küçük harfle başlar: *Ay,Dünya’nın uydusudur. *Siz, Dünya’nın Ay’a ve Güneş’e olan uzaklığını biliyor musunuz? *Daha dünyalar kadar işim var.(terimlikten çıkmış) *Pencereden içeriye güneş giriyordu.(terimlikten çıkmış ,güneş ışığı anlamında) 9)Tarihlerin Yazılışı: Gün ve yıl sayıları rakamla ;ay, hem rakamla hem de yazıyla gösterilebilir: *21 Mart 1978 *25.11.1930 *11.X.2000 *18/01/1919 Not:Tarih bildiren sayılardan sonra gelen ekler,kesme işaretiyle ayrılır. *19 Mayıs 1919’da *18.12.1933’te 10)Birleşik Sözcüklerin Yazımı: İki ya da daha çok sözcüğün yeni bir kavramı karşılamak üzere birleşip kalıplaşmasıyla oluşan sözcüklere birleşik sözcük denir. Birleşik sözcüklerden bazıları bitişik yazılırken bazıları da ayrı yazılır.Bir birleşik sözcüğün bitişik yazılması için şu özellikleri taşıması gerekir: a)Anlam Kaymasıyla Oluşmuş Birleşik Sözcükler Bitişik Yazılır: Hanımeli, Kabakulak,Suçiçeği,Kuşpalazı, b)Ses Değişikliği Yoluyla Oluşmuş Birleşik Sözcükler Bitişik Yazılır: Sütlaç,Kaynana,Cumartesi,Nasıl ,Niçin,Zannetmek,Hissetmek,Emr etmek,Sabretmek, Kaybolmak,Kahrolmak,reddetmek c)Tür Değişmesi Yoluyla Oluşmuş Birleşik Sözcükler Bitişik Yazılır: Gecekondu,Biçerdöver,Bilirkişi ,Dedikodu,Ateşkes d)Kurallı Birleşik Fiiller Bitişik Yazılır: *Yapıverdi,Alıverdi,Öpüver,Koş uver (Tezlik birleşik fiili) *Yapabildi,Yürüyebiliyor,Çalış abilmiş (Yeterlilik birleşik fiili) *Bakakaldı,Süregelmiştir,Koşad ursun (Süreklilik birleşik fiili) *Düşeyazdı,**eyazdı(Yaklaşma birleşik fiili) Not: Etmek, olmak yardımcı eylemleri önündeki isimle birleşirken önündeki isimde bir ünlü düşmesi ya da bir ünsüz türemesi varsa bitişik, yoksa ayrı yazılır: *Hissetmek ,Reddetmek,Emretmek, Terk etmek,Hasta olmak,Ayırt etmek… 11)İkilemelerin Yazımı: İkilemeler ayrı yazılır ve aralarına herhangi bir noktalama işareti konmaz. *Beni er geç anlayacaksın. *Sen de doğru dürüst bir iş bulamadın gitti. *Beni görüce koşa koşa yanıma geldi. 12)Büyük Harflerin Kullanıldığı Yerler: 1)Her cümle büyük harfle başlar: *Sana bakmak bütün rastlantıları reddedip bir mucizeyi anlatmaktır. *Yazdığım bütün şiirler,sana başlayan bir kitap için önsöz. *Aşk sorgusunda şahanem yalnız kelepçeler sanıktır. 2)Yazı başlıklarının her sözcüğü büyük harfle başlar: *Türk Dilinin Korunması *Aile Eğitiminin Önemi 3)Bütün özel adlar büyük harfle başlar.Özel adların başlıcaları aşağıda belirtilmiştir: a)Kişi ad ve soyadları: *Faruk Nafiz Çamlıbel *Halit Ziya Uşaklıgil b)Hayvanlara verilen adlar: *Sobanın başında uyuyan Pamuk mu? *Bugün Boncuk keyifsiz gibi. c)Ulus,mezhep,tarikat din adları: *Biz İslamiyet’i 10. yüzyılda kabul ettik. *Anadolu’da kurulan tarikatlardan biri de Aleviliktir. d)Ülke adları: *Türkiye ile Yunanistan ilişkileri eskisine göre şimdi daha iyi. e)Bulvar,sokak,mahalle adları: *Biz Turgut Özal Bulvarı’nda oturuyoruz. *Mimar Sinan Mahallesi’ne yeni bir okul yapılıyor. f)Kıta,bölge,dağ ,ova,deniz,göl,ırmak…adları a ğ,ova,deniz,göl,ırmak adları eğer kendinden önceki özel isme dahilse büyük harfle başlar,dahil değilse küçük harfle başlar.*Konya Ovası Türkiye’nin buğday ambarıdır. Yukarıdaki cümlede ‘ova’ sözcüğü özel isme dahil olduğu için yani ikisi bir olup bir yeri karşıladığı için büyük harfle başlar.Eğer ‘ova’ sözcüğünü çıkarıp sadece Konya dersek aklımıza Konya Ovası değil, Konya şehri gelecektir. *Toros dağları Akdeniz’dedir. Yukarıdaki cümlede ‘dağ’ sözcüğü özel isme (Toros) dahil olmadığı için küçük yazılır. Özel ismin önündeki dağ sözcüğünü çıkarttığımızda Torosların tek başına yer adını karşıladığını görürüz.Öyleyse ‘dağ’ sözcüğü özel isme dahil değildir ve küçük harfle başlatılmalıdır. *Siz Tuz Gölü’nü hiç gördünüz mü? Yukarıdaki cümlede ‘göl’ sözcüğü büyük harfle başlamalıdır;çünkü ‘göl’ sözcüğü özel isme dahildir.Göl sözcüğünü cümleden çıkartıp tek başına ‘tuz’ dediğimizde yine tek başına kast edilen yeri karşılamadığını görüyoruz.Öyleyse buradaki göl sözcüğü özel isme dahildir ve büyük harfle başlatılmalıdır.Aşağıdaki örnekleri de bu mantık çerçevesinde inceleyiniz. *Meriç nehri *Alp dağları *Van Gölü *Ağrı Dağı *Çanakkale Boğazı g)Kurum,kuruluş,örgüt,parti,de rnek adları: *Sosyal Sigortalar Kurumu bugün zor durumdadır. *Cumhuriyet Halk Partisi ,Atatürk tarafından kurulmuştur. h)Yapı,yapıt,kitap,dergi,gazet e adları: *Ben Topkapı Sarayı’nı görmeyi çok isterdim. *Sizlere Küçük Ağa’yı ve Çalıkuşu’nu okumanızı tavsiye ediyorum. *Geçenlerde bu makalem Türk Dili’nde de yayımlandı. Not:Özel ada dahil olmayan gazete ve dergi adları büyük harfle başlamaz: *Dün Hürriyet gazetesinde yayımlanan köşe yazısını okudun mu? *Kanun Resmi Gazete’de yayımlandı. *Dergah dergisinde yayımlanan Kırık Aynalar adlı öyküyü okuduktan sonra öyküyü sever oldum. i)Unvanlar,takma adlar:Lakaplar, unvanlar büyük harfle başlar. *Tarık Buğra eserinde Çolak Salih’in fiziki betimlemesini çok güzel yapar. *Ahmet Mithat Efendi adeta bir yazı makinesidir. *Ahmet Bey içeride mi? *Sultan Hanım da mı yok? *Dün Doktor Ahmet Bey bizdeydi. *Ahmet doktor olmak istiyormuş. Not: Akrabalık bildiren sözcükler küçük harfle başlar. *Ne güzel komşumuzdun sen Fahriye abla! *Yarın Ayşe teyzem gelecek. Ancak akrabalık bildiren sözcük kişinin lakabı olmuşsa büyük harfle başlatılmalıdır. *Burada ona herkes Nene Hatun derdi. ı)Dil adları: *Türkçeye,Arapça ve Farsçadan pek çok kelime girmiştir. j)Din ve mitoloji kavramları: *Tanrı,Allah,Cebrail,Zeus … Not: Tanrı sözcüğü özel ad olarak kullanılmadığı zaman küçük harfle başlatılır. *Yunanlılar da tanrılarına kurban sunarmış. Bazı dini kavramlar gelenekselleşmiş olarak küçük harfle başlar:cennet,cehennem,sırat köprüsü… k)Milli ve dini bayramların adları büyük harfle başlar: *Kurban Bayramı *Ramazan Bayramı *Cumhuriyet Bayramı…. 13)Satır Sonunda Kelimelerin Bölünmesi: Türkçede satır sonuna sığmayan kelimeler bölünebilir;fakat heceler bölünemez. ……………………………………………………………………………… ………………gel- iyorum (yanlış) ……………………………………………………………………………… ………………..ge- liyorum (doğru) Birleşik kelimeler satır sonunda bölünürken tek bir sözcükmüş gibi hecelere ayrılır. ……………………………………………………………………………… ………………baş- öğretmen (yanlış) ……………………………………………………………………………… ………………..ba- şöğretmen (doğru) ……………………………………………………………………………… ……………….ilk- okul (yanlış) ……………………………………………………………………………… ………………...il- kokul (doğru) ……………………………………………………………………………… ……........Durmuş- oğlu (yanlış) ……………………………………………………………………………… …………..Durmu- şoğlu (doğru) Ayırmada satır sonunda ve satır başında tek harf bırakılmaz. ……………………………………………………………………………… ………..………..a- raba (yanlış) ...……………………………………………………………………… …………………….ara- ba (doğru) .…………………………………………………………………………… ……………….niha- i (yanlış) ……………………………………………………………………………… ………………..ni- hai (doğru) Kesme işareti satır sonuna geldiği zaman yalnız kesme işareti kullanılır;ayrıca kısa çizgi kullanılmaz. ……………………………………………………………………………… ………….Edirne’- nin (yanlış) ……………………………………………………………………………… …………...Edirne’ nin (doğru) ……………………………………………………………………………… ……………2005’- te (yanlış) ...……………………………………………………………………… …………………..2005’ te (doğru) 14)Ses Olaylarıyla İlgili Yazım Kuralları: a)Ünsüz değişimi (yumuşaması) yazıya yansıtılır;ancak özel isimlerin yumuşaması yazıya yansıtılmaz. *Kitapı (yanlış) kitabı (doğru) *Mehmed’in (yanlış) Mehmet’in (doğru) b)Sert ünsüzlerin benzeşmesi yazıya yansıtılır. *Dolapda (yanlış) dolapta (doğru) *2005’de (yanlış) 2005’te (doğru) c)Dudak ünsüzlerinin benzeşmesi(iç ses benzeşmesi) yazıda gösterilmelidir. *Perşenbe (yanlış) Perşembe(doğru) *penbe (yanlış) pembe (doğru) *Tenbel (yanlış) tembel (doğru) *çenber (yanlış) çember (doğru) Ancak kimi özel isimlerde ve birleşik sözcüklerde n’li yazılış doğrudur. *Saframbolu (yanlış) Safranbolu (doğru) *ombaşı (yanlış) onbaşı(doğru) d)Ünlü düşmesi yazıda gösterilir. *ağızı (yanlış) ağzı (doğru) *sabır et (yanlış) sabret (doğru) e) ‘y’ kaynaştırma ünsüzünden kaynaklanan söyleyişteki daralma yazıya yansıtılmaz. *Sevmiyecekmiş (yanlış) sevmeyecekmiş (doğru) *yaşıyan (yanlış) yaşayan (doğru) f)Söyleyişte bazı sözcüklerde yer değiştirme (göçüşme,metatez) olur;ancak bunlar yazıya yansıtılmamalıdır. *yanlız (yanlış) yalnız (doğru) *yalnış (yanlış) yanlış (doğru) *kiprik (yanlış) kirpik (doğru) *kirbit (yanlış) kibrit (doğru) ![]() oYuN biTTi... saHne KapANdI... GerçEk YüZleR Hiç BU kAdAr iğReNç OLmAMIŞtı..... |
|
|
|
| Bu mesaj için !BusrA! kullanıcısına teşekkür edenler: | banupelin (25.03.10) |
|
|
#3 (permalink) |
![]() |
CÜMLENİN ÖĞELERİ
YÜKLEM : Cümlede işi, hareketi, yargıyı, bildiren çekimli unsura denir. Not :Bir cümle birden çok öğeden oluşabileceği gibi tek bir yüklemden de oluşabilir. * Ertesi gün okula müfettişler gelmişti.(C) * Düşünüyorum (C) * Güzeldi. ( C ) Not:Yüklem genlikle cümlenin sonunda bulunur; ancak günlük konuşmalarda, atasözlerinde ve şiirde yüklemin yeri değişebilir. *Gel çabuk buraya! *Sakla samanı gelir zamanı . *İstanbul u dinliyorum gözlerim kapalı Not:Her sözcük ya da sözcük gurubundan yüklem yapılabilir. *Gecenin yalnızlığında sadece seni düşünürüm (fiil) *Kasaba halkı meydanda toplanmıştı.(fiil) *Yaşadığımız günler tıpkı bir rüzgar gibiydi.(edat) *Bu olayların suçlusu odur. (zamir) *Sabah uyandığında gözleri ışıl ışıldı.(ikileme) *Konuşmalarına ister istemez kulak misafiri oldum. (deyim) *Çalışmak yaşamın bir parçasıdır. *Odayı süsleyen şey rengarenk çiçeklerdir. (sıfat) *Öğrenmenin bir yolu da okumaktır. *Ali derslerinde çok başarılıydı. 2.ÖZNE Yüklemin bildirdiği işi, hareketi yapan veya yargının gerçekleşmesine araç olan unsura denir. Not:Özneyi bulmak için yükleme kim, ne soruları sorulur Yüklemi isim olan cümlelerde ise olan kim, olan ne soruları sorulur. *Seyirciler fotoğraf sergisini çok beğendi. *Ailece bulmaca çözmeye meraklıdırlar. *Güzel gözler tül ardından görünsün. *Coşkun nehirler gibi ağlamak istiyorum. *Ben bu yüzden yalnızlığa hasretim . *Keskin bir rüzgar eser şimdi dağlardan. *İhtiyar kadın gitmeme taraftar değildir. Not: Yüklemi edilgen fiillerle kurulan cümlelerin gerçek öznesi yoktur. *Yemekten sonra erkenden yatıldı. *Okula kadar yüründü. *Kahvaltıda çaylar içildi. *Akşam geç saate kadar derse çalışıldı. Üç çeşit özne vardır: A.Gerçek Özne: Yüklemin bildirdiği işi hareketi bizzat kendisi yapan öznedir. Cümlede iki şekilde gösterilir: 1)Acık Özne: Cümle içinde açık bir şekilde gösterilir *Yağmur çok şiddetli yağdı. *Çocuk iki gündür hasta yatıyor. *Gemi ufukta yavaş yavaş kayboluyordu. *Geceleri bir ses uykumu böler. 2)Gizli özne: Cümlede doğrudan yer verilmeyen ancak yüklem taşıdığı eklerden anlaşılan öznedir. *Ertesi gün ona telefon ettim. *Görmeyeli hemen de bizi unutmuşsun. *Bu kıyı kasabasına her yaz gelirim. *Kumsalda yürüyüş yapıyorlar. NOT:Yüklemi isim olan cümlenin öznesi gerçektir. *Siyah renkli araba satılıktır. *Dün akşam pencereler kapalıydı. B)Sözde Özne:Yüklemi edilgen çatılı cümlelerde,aslında nesne olan öge özne olarak kullanılır. *Ağaçtaki meyveleri topladı. *Ağaçtaki meyveler toplan. *Öğrenciler bütün sınıfı temizledi. *Bütün sınıf temizlendi. *Hep bir ağızdan ilahiler okunuyor. *Düğün için yemekler yapıldı C)Örtülü Özne Yüklemi edilen çatılı cümlelerde bazen “—ce, tarafından, nedeniyle,…”gibi sözcükler kullanılarak işi bizzat yapan varlığa da yer verilebilir. *Yolcu otobüsleri belediyemizce hizmete açıldı. *Yarışma halk tarafından çok beğenildi *Kar nedeniyle yollar kapandı. NOT:Her sözcük ya da sözcük grubu özne olabilir. *Geçen gün evin duvarı yıkılmıştı.(isim tamlaması) *Bahçesinde okyanuslar yetişiyordu.(isim) *Derdini söylemeyen derman bulamaz.(sıfat fiil) *Sana bakmak suya bakmaktır.(isim fiil) *Okumak zihni dinlendirir.(isim fiil) *Çoluk çocuk otobüse dolmuştu.(ekeylem) *Yağmurlu havalar yarından sonra ülkeyi terk edecek(sıfat) *Kimse seni benim kadar düşünmez(zamir) 3)NESNE Öznenin yaptığı işten, hareketten etkilenen unsurdur Uyarı :isim cümlelerinde yüklemi edilgen çatılı cümlelerde ve geçişsiz fiillerde nesne yoktur. Nesneler ek alıp almamasına göre ikiye ayrılır. a)Belirtisiz Nesne Yükleme ne sorusu sorularak bulunur. Belirtme durum eki (--i) almamış olup yalın haldedir. b)Belirtili Nesne Yükleme kimi, neyi, nereyi soruları sorularak bulunur.Belirtme durum eki olmuştur. *Bu yörede kızlarımız kilim dokur. *Yolun kenarına kocaman kütükleri yığmışlar. *O köpeği mahallenin çocukları da arıyordu. *Bu şehirde tüm sokaklar seni düşünür. *Başımdaki gökleri bir deniz sanıyorum. *Kadın kendine bir elbise almış. *Ben aşkımla baharı getirdim *Buram buram kekik kokar *O buğulu gözlerinde parlak yıldızları seyrettim. *Okulda sigara içmek yasaktır. *Şafak gülleri ufukta bir bir soldu. *Dün akşam burayı yakmışlar. 4.ZARF TÜMLECİ Yer yön sebep miktar durum ve zaman bildirerek yüklemi açıklayan unsurdur. Zarf tümlecini bulmak için yükleme, nasıl, niçin, neden, ne kadar, ne zaman, kim tarafından ne tarafından, soruları sorulur. *Dostluklar ömür boyu sürünce güzeldir. *Bu gece her zaman dişini tırnağına takarak çalışır. *Yüreğimdeki yara gittikçe büyüyor. *Güneş her doğduğunda y l nızlık başına vurduğunda beni hatırla. *Trabzonlara yaslanıp şarkı söylüyor bir kadın. *Kırgın kırgın yüzüme bakma Rosa. *Ipıssız bir gecede karşılaşmıştık seninle. *Göçmen kuşlar güneye doğru göç ediyordu. *Rusya’ya tonlarca fındık ihraç edildi. *Sıcaktan tüm ekinler yanmıştı. *Bu yıl yağmur yağmadığı için ürün de az oldu. *Bu konser belediye tarafından düzenleniyor. UYARI:Yön isimleri yalın halde zarf tümleci olurlar.Belirtme durum eki (-i) alırsa belirtilinesne,-e/-de/-den,hal ekini alırsa dolaylı tümleç olur. * Hizmetçi,içeriyi iyice süpürsün. n. *Adam yavaşça içeri girdi. *Bir süre sonra içeriden bir ses geldi. 5)DOLAYLI TÜMLEÇ Yönelme,bulunma ve çıkma bildirerek cümlenin anlamını tamamlayan unsura denir. NOT olaylı tümleç olan öğe mutlaka –e/-de/-den hal eklerinden birini alır.*Buluşma yerine hemen gelmiş. *Senin kirpiklerinde bir damla oldu akşam. *Ağlamayan çocuğa meme verilmez. *Bir havuz kenarında yan yana oturmuşuz. *Eskicinin sesi sokağın başından duyuluyordu. *Askerler kuyunun ağzına birikmişti. *Bu gazeteci yazılarında gerçeklerden hiç sapmaz. *İhtiyar,bütün mirasını karısına bırakmıştı. NOT olaylı tümleci bulmak için yükleme;“kime,kimde,kimden,nereye,nere de,nereden” sorusu sorulur. UYARI:-e/-den hal eki “için” edatı görevinde kullanılıyorsa ya da sebep bildiriyorsa zarf tümleci kurar. -de/-den hal ekleri zaman bildiren sözcüklerin üzerine gelirse zarf tümleci olur. *Korkudan kızın dili tutulmuştu. *Babasıyla kavga ettiğinden eve uğramıyor. *Birazdan hava kararacak. *Yaz akşamlarında yıldızları seyrederdik. *Denize yüzmeye gidiyorum. *Ailesine yürekten bağlıydı. 6)EDAT TÜMLECİ Bazı edatlarla öbekleşerek cümleyi “amaç, araç, birliktelik, özgülük, karşılaştırma,…” gibi anlamlarla açıklayan unsurdur. *Çalışmak için yurt dışına gitmiş.(amaç) e.t. *Kadın oğlunu bulabilmek için gazeteye ilan vermiş.(amaç) e.t. *Bu tatlıyı senin için ayırdım.(aitlik,özgülük) e.t. *Yağmur yağdığı için baraj taşmış.(z.t.,sebep) *Yaralıyı hastaneye ambulansla götürmüşler.(araç) *Bu yaz Bodrum’a ailesiyle gidecek.(birliktelik) *Adam öfkeyle yüzüme baktı.(z.t. durum) *Ali,arkadaşlarına göre derse daha çok çalışıyor.(karşılaştırma) *Bana göre bu iş olmaz.(görüş) *Direğe karşı on adım yürüdü.(z.t. yön) *Sen bile doğum günümü kutlamadın. e.t. NOT: “İçin” edatı kendinden önceki sözcükle birlikte neden-sonuç ilgisi kurarsa zarf tümleci, “ile” edatı durum ilgisi kurarsa zarf tümleci, “karşı” edatı yön ilgisi kurarsa zarf tümleci olur. CÜMLEDE VURGU Türkçede cümle vurgusu yüklem üzerindedir.Bu nedenle hangi öğe daha çok vurgulanmak isteniyorsa yükleme yaklaştırılır. *Arkadaşları onu kapıda bekliyormuş.(D.T.) *Arkadaşları kapıda onu bekliyormuş.(Nesne) *Kapıda onu arkadaşları bekliyormuş.(Özne) UYARI:Cümlede “mi” soru edatı varsa bu edattan önce gelen öğe vurgulanmıştır. *Bu akşam siz İstanbul’a mı gideceksiniz? (d.t.) *Bu akşam siz mi İstanbul’a gideceksiniz? (ö.) *Bu akşam mı siz İstanbul’a gideceksiniz? (z.t.) *Bu akşam siz İstanbul’a gidecek misiniz?(y.) NOT:Cümlede soru sözcükleri varsa soruya verilecek cevap olan öğe vurgulanmıştır. *Masamdaki kalemleri kim almış? ---Ayşe.(Özne) *Bu saatte nereden geliyorsun? ---Okuldan.(Dolaylı tümleç) *Bahçeden ne kopardın? ---Elma.(Nesne) ![]() oYuN biTTi... saHne KapANdI... GerçEk YüZleR Hiç BU kAdAr iğReNç OLmAMIŞtı..... |
|
|
|
| Bu mesaj için !BusrA! kullanıcısına teşekkür edenler: | banupelin (25.03.10) |
|
|
#4 (permalink) |
![]() |
CÜMLENİN ÖĞELERİYLE İLGİLİ GENEL ÖZELLİKLER
1) Hiçbir öğe sözcük sayısıyla sınırlı değildir.Bir öğe,bir tek sözcükten oluşabildiği gibi birden çok sözcükten de oluşabilir. *Bu yüzyılın en acı olaylarını yaşamış ve dile getirmiş b.li. n. olan Dadaloğlu’nu değişik bir bakış açısıyla incelemeliyiz. z.t y *O , dün, bize, babasıyla geldi. Ö. Z.T. D.T. E.T. Y. 2) Cümlede özne,nesne,dolaylı tümleç ve zarf tümleci açıklayıcısıyla birlikte kullanılabilir. *Bir yıl kalacağım bu ili Siirt’i, çok özleyeceğim. B.li n. Açıklycı. *Annesini, o çok sevdiği çileli kadını,elleriyle toprağa B’li n. Açıklayıcısı verdi. *Çocuk;sevinçle,etekleri zil çalarak,telefona koştu. Z.T. Açıklayıcısı *Teyzem, Adana’da olan,buraya gelecekmiş. ö. Açıklayıcısı 3)Bir cümlede birden fazla özne,dolaylı tümleç, nesne, zarf tümleci ortak bir yükleme bağlanabilir. *Annesini,babasını,akrabaların ı ve bütün arkadaşlarını görmek istiyordu. *Evde,okulda,sitede,her yerde aynı konu konuşuluyordu. 4)Öğelere ayırmada tamlamalar, deyimler ve bileşik fiiller bölünmez. *Bahçenin,birkaç yıl önce yapılan duvarı s.ö. (Özne,belirtili isim tam.) yükseltilecekmiş. . y. *O her zaman ince eleyip sık dok (yüklem,deyimden oluşmuş) y. *Yaşlılara, yardım e****m.(Yüklem,birleşik.fiil.o luşmuş) y. *Olay anlatımına dayanan eserler beğeniyle okunur. s.ö.(sıfat tamlamasından oluşmuş) 5)Hitaplar,ünlemler ve bağlaçlar;öğe dışı sözcüklerdir. (Bağımsız tümleçlerdir) *Arkadaşlar, beni dinler misiniz? ö.dışı *Geleceğiz; fakat çok kalmayacağız. ö.dışı *Eyvah,çocuk düştü. ö.dışı 6)Şiir dizeleri ya da devrik söyleyişler,kurallı cümle biçimine çevrilirse daha kolay bulunur. *Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet, *Hürriyet, hür yaşamış bayrağımın hakkıdır. ö. y. 7)Soru cümleleri değişik öğeleri buldurmayı amaçlayabilir. Sorulara verilecek cevaplar hangi öğeyi oluşturuyorsa, soru cümlesi o öğeyi buldurmaya yöneliktir. *--Kimi seviyorsun? --Seni (Seni seviyorum) (Soru nesneyi buldurmaya yönelik.) *-Kim yapmış? -Babam (Babam yapmış) (Soru özneyi buldurmaya yönelik) *-Nereye gidiyorsun? -Okula (Okula gidiyorum) (Soru d.t.’yi buldurmaya yönelik) *-Ne zaman geldin? -Dün (Dün geldim) (Soru z.t.’yi buldurmaya yönelik) *-Kırılan neydi? -Bardaktı (Kırılan bardaktı) (Soru yüklemi buldurmaya yönelik) 8) “-mi” edatıyla oluşturulan soru cümlelerinde “-mi” hangi öğeden sonra gelmişse soru o öğeyi buldurmaya yöneliktir. * Bugün bize gelecek misin?(Soru yüklemi buldurmaya yönelik) * Bugün bize mi geleceksin?(Soru D.T.’yi buldurmaya yönelik) * Bugün mü bize geleceksin?(Soru Z.T.’yi buldurmaya yönelik) * Sen mi bugün bize geleceksin?(Soru özneyi buldurmaya yönelik) * Seni mi çağırmış?(Soru B.Lİ N.’yi buldurmaya yönelik) 9)Bir cümlede vurgulanan öğe, yüklemden hemen önce gelen öğedir. * Çocuklar,sevgiyle beslenir.(Edat tümleci vurgulu) e.t. *Cömert olmadan önce doğru olmayı bil.(B.li n. vurgulu) *Kitabım sende kalmış.(D.t. vurgulu) SORU: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru,özneyi buldurmaya yöneliktir? A) Beni mi aradılar? B) Aşağı mı ineceğiz? C) Dün mü geldiniz? D) Yağmur mu yağıyordu? E) Çok mu yoruldun? SORU: “Sabah olunca,güneşin ilk ışıkları dağların doruklarını aydınlattı.” Aşağıdakilerden hangisi,öğeleri ve öğelerinin sıralanışı bakımından bu cümleye benzemektedir? A) Zaman,onun için çok önemlidir. B) Kardeşinin yerinde şimdi o çalışıyor. C) Evde yalnız kalınca müzik dinler. D) Babasının arkasından o da işe gitti. E) İki saat sonra su,depoyu doldurur. ![]() oYuN biTTi... saHne KapANdI... GerçEk YüZleR Hiç BU kAdAr iğReNç OLmAMIŞtı..... |
|
|
|
| Bu mesaj için !BusrA! kullanıcısına teşekkür edenler: | leon_deni (20.03.10) |
|
|
#6 (permalink) |
|
|
SÖZCÜKTE ANLAM ÖZELLİKLERİ1)
GERÇEK (TEMEL) ANLAM: Bir sözcüğün ilk ve asıl anl***** denir. Yani bir sözcüğün söylendiği anda zihnimizde uyandırdığı ilk çağrışım gerçek anlamdır. 2) YAN ANLAM: Bir sözcüğün gerçek anlamı yanında kullanımına bağlı olarak yeni anlamdır. 3) MECAZ ANLAM: Bir sözcüğün gerçek anlamı dışında yepyeni bir anlamda kullanılmasıdır. * Adamın tarladaki bütün ekinleri yandı. ( gerçek) * Partide çektiğimiz bütün resimler yanmış. ( yan) * Bu sınavı kazanamazsan yandın (mecaz) * Balkona astığım çamaşırlar kurumamış.(gerçek) * Hazan mevsiminde kurumuş yapraklar gibi.(yan) * Senin aşkın da beni kuruttu be güzelim. (mecaz) * C*****n minaresi çok inceydi. (Gerçek) * Duvarın sıvası için ince bir kum getirmişlerdi. (yan) * Bana hediye alman çok ince bir davranıştı. (mecaz) * Sarayın aydınlık bir odasından karanlık bir odasına Geçmiştik. (gerçek anlam) * Yaşadığımız bunca karanlık günlerden sonra aydınlık Günler bizi bekliyor. (mecaz) * Arkadaş, bu kız seninle oynuyor. (mecaz) * Bu masanın ayağı oynuyor. (yan) * Çocuk kumsalda oynuyor. (gerçek) 4) TERİMSEL ANLAM (TERİM): Bilim sanat, spor, ya da çeşitli meslek dallarıyla ilgili özel kavramları karşılayan sözcüklerdir. * Nota müziğin anahtarı gibidir. * Rakip takım birazdan penaltı atışı yapacak. * Marmara fay hattı tehlikeli sinyaller veriyor. * Güreşçimiz, finalde rakibini tuşla yendi. * Matematik öğretmenimiz tahtaya bir doğru çizmemizi İstedi. * Şiirde aynı eklerin ya da sözcüklerin tekrarlanmasına Redif denir. NOT 1: Bazen bir sözcük gerçekte terim değilken terim olarak kullanılabileceği gibi, gerçekte terim olan bir sözcük de terimlikten çıkabilir. * Polis bir hücre daha ortaya çıkardı. ( terimlikten çıkma) * Sinop burnu Türkiye’nin en kuzey noktasıdır. (terimleşme) NOT 2: Bir sözcük birçok dalda terim olabilir. * Bitkiyi toprağa bağlayan kökleridir. * Dört, kök dışına iki olarak çıkar. * Hiçbir ek almamış sözcüğe kök denir. 5) YANSIMA SÖZCÜKLER: Doğadaki seslerin insanlar tarafından taklit edilmesine denir. * Bu köpek neden havlıyor? * Bir patlama sesiyle irkilmiştik. * Bu aylarda kediler çokça miyavlar. * Bu sözlerim üzerine sınıfta homurtular başladı. * Köyde sabahleyin koyunların meleyişleriyle uyandık. 6) EŞ ANLAMLI ( ANLAMDAŞ) SÖZCÜKLER: Yazılışları farklı ancak anlamları aynı olan sözcüklere denir. * siyah ---- kara , * beyaz----- ak, * zengin----varlıklı, * zengin--- varlıklı, * fakir----yoksul , * rüzgar---- yel, * üzüntü-----keder, * öykü---hikaye, * eser--- yapıt, * edebiyat--- yazın, * cümle---- tümce * kelime--- sözcük 7. ZIT (KARŞIT) ANLAMLI SÖZCÜKLER: Anlam bakımından birbirinin tersi olan sözcüklerdir. * Sana çirkin dediler düşmanı oldum güzelin. * Ağlarım harta geldikçe gülüştüklerimiz. * Kışın soğuğunu yaşadıkça yazın sıcağını arar oldum. * Aşağı tükürsen sakal , yukarı tükürsen bıyık. * Yaşlı insanları görünce gençliğimin kıymetini Anlıyorum. NOT: Zıt anlamlılık ile olumsuzluk birbiriyle karıştırılmamalıdır. * Tanzimat romanında iyiler hep iyi kötülerse hep kötüdür. ( zıt) * Bugünlerde hiç iyi değilim. ( olumsuz) 8) SESTEŞ ( EŞSESLİ) SÖZCÜKLER: Yazılışları ve okunuşları aynı ancak anlamları farklı olan sözcüklere denir. * Yılanı gören at birden şaha kalktı. * Mutfaktaki pislikleri çöpe at. * Al bayrağıma sarılı cansız bedenimi al. * Gül: “Gül.” dedi, bülbüle. * Kalem böyle çalınmıştır yazıma Yazım kışıma uymaz, kışım yazıma * Kırda yaptığımız piknikte yanımıza kır saçlı bir ihtiyar Geldi. UYARI: Bir sözcüğün mecaz ya da yan anlamıyla sesteş anlamlılık karıştırılmamalıdır. * Bu sözler bazılarına çok dokunacak. ( mecaz anlam ) * Omzuma bir el dokundu. ( gerçek anlam ) * Bu yaz, bir mektup yaz. ( sesteş ) NOT: Sesteş sözcükler genellikle halk edebiyatında cinaslı manilerde kullanılır. 9. SOMUT VE SOYUT ANLAMLI SÖZCÜKLER: Varlığını beş duyu beş duyu organıyla algılayabildiğimiz kavramlar somut; beş duyu organımızdan hiçbiriyle algılayamadığımız, varlığını sadece akıl ve mantık yürütme yoluyla kabul ettiğimiz kavramlar soyuttur. * çiçek, ağaç, ses, koku, hava, g**, ev, rüzgar, ışık(somut) * ruh, akıl, vicdan, akıl, acıma, üzüntü, aşk, inanç( soyut ) ÖZELLİK 1: Somut anlamlı bir sözcük, ek alarak soyut anlam kazanabilir. * anne - lik, insan - lık Somut soyu yaptı somut soyut yaptı ÖZELLİK 2: Somut anlamlı bir sözcük kullanıldığı cümleye göre soyut anlam kazanabilir. Buna soyutlaştırma denir. Soyutlaştırma kelimeye mecaz anlam kazandırma suretiyle olur. * Ne kadar sıcak bakıyor değil mi? ( soyutlaştırma) * Kara haber tez duyulur. ( soyutlaştırma) * Titreyen yapraklar, cilvedir, nazdır. ( soyutlaştırma) * Bu adam kafasızın biridir. ( soyutlaştırma) * Kızın gittiği bu yolu hiç iyi görmüyorum. (soyutlaştırma) * Sanatta özgün olmak biraz da yürek ister. (soyutlaştırma) * Nedense bugün hiç havamda değilim. ( soyutlaştırma) ÖZELLİK 3 : Soyut anlamlı bir sözcük çoğunlukla benzetme yoluyla somut hale getirilebilir. Buna somutlaştırma denir. * Hüzün, sonbaharda dökülen yapraktır. * Yalnızlık, bir çiçektir. * Sevgi, gökyüzünde kanat çırpan bir güvercindir. * Arkadaşlık, kişiler arasında kurulan bir köprüdür. * Bu düşünceler, zamanla çürüyecektir. * Vişne dallarında arzularımız, alnımıza konan bir Öpücüktür. ÖZELLİK 4: Gözlemleyebildiğimiz eylemler somut, gözlemleyemediğimiz eylemler ise soyuttur. * Annesi, bebeğini kucağına almış seviyordu. ( somut ) * Ferhat, Şirin’i dağları delecek kadar seviyordu.( soyut ) * Çocuk, masadaki vazoyu kırmıştı. ( somut ) * Bu sözlerinle arkadaşını çok kırdın. ( soyut ) 10) NİTELİK VE NİCELİK ANLAMLI SÖZCÜKLER: Bir şeyin nasıl olduğunu, ne gibi özellikler taşıdığını anlatan sözcüklere nitelik anlamlı sözcükler denir. Bir şeyin sayılabilen, **çülebilen ya da azalıp çoğalabilen durumunu bildiren sözcüklere nicelik anlamlı sözcükler denir. * Az ileride birkaç kişi seni bekliyor. ( nicel ) * Bugün oldukça kötü bir zaman geçirdim. ( nitel ) * Çok konuştuğu için arkadaşları pek sevmedi. ( nicel ) * İki damla yaş olur düşersin yüreğime gizlice ( nitel, nicel) * Kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi. (nitelik ) UYARI: Bazı sözcükler cümlede kazandığı anlama göre nicel de olabilir nitel de. * Yaptığı işte iyi para kazanıyordu. ( nicel ) * O iyi bir insandı. ( nitel ) * Bu soğuk havada bir de senin soğuk esprilerini çekemem. ( nicel, nitel ) * Bu şehrin havası sıcak olduğu gibi insanları da sıcaktır. ( nicel, nitel) Görüldüğü gibi nitelik anlamlı sözcükler, genellikle niteleme sıfatı ve durum zarfı görevindedir. Nicelik anlamlı sözcükler ise **çü - miktar zarfı , belgisiz sıfat veya sayı sıfatı görevindedir. 10. GENEL VE ÖZEL ANLAMLI SÖZCÜKLER: Karşıladıkları varlığın tamamını belirten sözcüklere genel anlamlı sözcükler denir. Tek bir varlığı karşılayan sözcüklere ise özel anlamlı sözcükler denir. Varlıkların genelden özele doğru sıralanışı : Varlık- canlı- hayvan- keçi- Ankara keçisi. * Çocuk, geleceğin teminatı olduğundan ben çocuğumun iyi yetişmesini istiyorum. ( 2. si 1. sine göre daha özel) * Kitap, insanın en iyi dostudur. ( genel) * Bu kitabı arkadaşıma ödünç verdim. (özel ) * Eğitim- öğretim sadece okulda yapılmaz ( genel) * Okulumuz, şehrin en eski binasıdır. (özel ) FİİLİMSİLER (EYLEMSİLER) Fiilimsiler üç ana grupta incelenir. 1) İSİM – FİİLLER (AD – EYLEMLER): Fiil soylu sözcüklerin sonuna –mak, -mek , -ış, -iş, -uş, -üş, -ma, -me ekleri getirilerek yapılır. • Bir gülüşün ömre bedel. • Gün biter gülüşün kalır bende. • Seninle akşamları yürüyüşe çıkardık. • Adamın yalvarışlarını bir görecektin. • Madem ki yükseliş var iniş olmaz olur mu? • Unutuş, unuturlar seni de. • Bu kucaklayış belki de bir haykırışın sesiydi. • Sana bakmak Allah’a inanmaktır. • Yaşamak, **mekten zor. • Buralardan gitmek istiyorum. • Seni bile özlemek istemiyorum bu akşam. • İçimde maziden kalma duygular var. • Onula yeniden başlamayı düşünüyor musun? NOT 1: İsim- fiil ekiyle türetilen bazı sözcükler, isim- fiil özelliğini yitirip kalıplaşarak kalıcı bir nesne ya da kavram adı olabilir. Artık bunlara isim- fiil eki olarak bakmamak gerekir. *Kaymak, çakmak, dondurma, kavurma, dolma, gözleme, bağış, geviş… NOT 2: Fiilden fiil yapım eki olan –iş ile isim- fiil eki olan –iş’ i birbiri ile karıştırmamak gerekir. Anlamsal olarak fiilden fiil yapım eki (işteşlik eki) bir işi karşılıklı ya da birlikte yapma anlamı verirken isim fiil eki böyle bir anlam vermez. • Gülüşün çok güzel. (isim fiil eki) • Onu öyle görünce gülüştüler. (işteşlik eki) NOT 3: Fiilden fiil yapan olumsuzluk eki olan –ma, -me ile isim fiil eki olan –ma,-me birbiri ile karıştırılmamalıdır. Fiilden fiil yapan –ma, -me fiile olumsuzluk anlamı katarken isim fiil eki olan –ma, -me fiile olumsuzluk anlamı katmaz. • Artık sevmeyeceğim. (olumsuzluk eki) • İnsanın mesleğini sevmesi gerekir. (isim – fiil eki) 2. SIFAT – FİİL EKLERİ (ORTAÇLAR) Fiil soylu sözcüklerin sonuna –an, -en, -ası, -esi, -mez, -maz, -ar, -er, -dık, -dik, -duk, -dük, -tık, -tik, -tuk, -tük , -ecek, -acak, -miş, -mış, -muş, -müş ekleri getirilmek suretiyle yapılır. Sıfat- fiil ekleri genellikle sıfat tamlaması kurar. • Her seven sevilenin boy aynasıdır. • İşleyen demir pas tutmaz. • O öpülesi eller beni büyüttü. • Yıkılası Bağdat nice askerler yedi. • Dönülmez akşamın ufkundayız vakit çok geç. • Onunla unutulmaz anlar yaşadık. • Bilinmez diyarlara gitme. • Senin bu yaptığın olur iş değil. • Akarsular gibi çağlarım. • Benim doğduğum köyleri akşamları eşkıyalar basardı. • Tanıdık bir yüz çıkmadı karşımıza. • Görülecek günler var daha aldırma gönül. • Gelecek hafta sınavım var. • Bense penceremde gelmeyecek saatleri beklerim. • Mayın tarlasına düşmüş bir ****yim. • **müş eşek kurttan korkmaz. NOT: Zaman ekleriyle sıfat fiil eklerini karıştırmamak gerekir. Zaman ekleri, şahıs ekinden önce fiile gelerek fiili yüklem yapar. Sıfat fiil ekleri ise genellikle fiilleri sıfat yapar ve üzerine isim çekim eklerini alabilir oysa zaman ekleri isim çekim eklerini alamazlar. • Hiç oturacak zamanım yok. (-acak sıfat s i Tamlaması kurmuş bu yüzden sıfat fiil eki) • Oğlum, okuyacak ve büyük adam olacak. (zaman eki; çünkü fiili yüklem yapmış ) • Okumuş insanlar daha kültürlü (s.f.e) s i • Annem de okumayı çok istemiş. (zaman eki) 3. ZARF FİİL EKİ (ULAÇ, BAĞ – EYLEM): Fiil kök ve gövdelerinin üzerine –ınca, - dıkça, - dığında, -ken , -r… -mez, -alı, -erek, -madan, -meksizin, -a…-a, -ıp ekleri getirilerek oluşturulur. Zarf- fiil ekleri temel cümlenin zarf tümleci olurlar. • Ben gidince hüzünler bırakırım. • Senin bu halini görünce lise yıllarımı hatırladım. • Gözlerin gözlerime değince felaketim olurdu, ağlardım. • Ağladıkça dağlarımız yeşerecek göreceksin. • Ağlarım, hatıra geldikçe gülüştüklerimiz. • **düğünde henüz çok gençti. • Seninle konuştuğunda rahatlıyor. • Sen geçerken sahilden sessizce, gemiler kalkar yüreğimden gizlice. • Sen ağlarken ben nasıl gülerim. • Onu görür görmez tanıdım. • Yârim, sen gi**** yedi yıl oldu. • Ah vah etmenin zamanı geçeli çok oldu. • Gülerek yanıma geldi. • Böyle yaparak beni çok üzüyorsun. • Hiçbir şey söylemeden çekip gitti. • Ağlamadan ayrılık olmaz. • Sizin durmaksızın çalışmanız lazım. • Bir süre konuşmaksızın öylece bekledik. • Gide gide bir söğüde dayandık. • Gidip de gelmemek, gelip de görmemek var kaderde. NOT 1: Bir cümlede kaç tane fiilimsi varsa o kadar da yan cümle var demektir. NOT 2: Bir cümlede fiilimsi varsa o cümle girişik birleşik bir cümledir. NOT 3: Bir cümledeki fiilimsi sayısıyla temel cümlenin yükleminin toplamı o cümledeki yargı sayısını verir. FİİLDE (EYLEMDE) ÇATI NESNESİNE GÖRE ÇATI (NESNE- YÜKLEM İLİŞKİSİ): Nesnesine göre çatı, yüklemin nesne alıp almamasına göre değerlendirilir. 1)Geçişli ve Geçişsiz Fiiller: Nesne alabilen fiiller geçişlidir. Pratik olarak bir fiilin geçişli olup olmadığını anlamak için fiile “neyi, kimi” sorularını yöneltiriz, bu soruları yöneltebiliyorsak fiil geçişlidir, yöneltemiyorsak fiil geçişsizdir. Bir diğer yöntem ise şudur: Fiilin başına “onu” zamirini getirebiliyorsak fiil geçişlidir, getiremiyorsak fiil geçişsizdir. *Seni duyuyorum. ( “kimi duyuyorum?” ya da “onu duyuyorum”) (geçişli) *Beni anladığını biliyorum. ( “neyi biliyorum? Ya da “onu biliyorum.) (geçişli) *Lütfen otur. ( “neyi otur? Ya da “onu otur” ) (geçişsiz) *Kitabı verir misin? (“neyi verir misin?” ya da “onu verir misin?” (geçişli) *Burası ne güzel kokuyor. (“neyi kokuyor?” ya da “onu kokuyor”) (geçişsiz) *Sonbaharda bitkiler **ür. (“neyi **ür? Ya da “onu **ür”) (geçişsiz) *Seni çok seviyorum. (“kimi seviyorum?” ya da “onu seviyorum”) (geçişli) *Bir bilinmezliğe doğru yürüyorum. (“neyi yürüyorum” ya da “onu yürüyorum”) (geçişsiz) Not: Bir fiilin geçişli olabilmesi için cümlede mutlaka nesne olması şart değildir. Cümlede nesne olmasa bile cümle geçişli olabilir. Önemli olan “neyi, kimi” sorularını sorup soramadığımızdır. *Gördüm; ama söyleyemedim. 2)Oldurgan ve Ettirgen Çatılı Fiiller: Geçişsiz bir fiilin üzerine “-r,-t,-tır” eklerinden birinin getirilerek fiilin geçişli yapılmasına “oldurgan” çatılı fiil denir. Geçişli bir fiilin üzerine “-r,-t, -tır” eklerinden biri getirilerek fiil yeniden geçişli yapılıyorsa o fiil “ettirgen” çatılı bir fiildir. Bu durumda eylemin geçişlilik derecesi arttırılmış olur ve bir başkasına yaptırma, ettirme anlamı katar. *Adam **dü (geçişsiz) ---------------------------- Adamı **dürdü. (oldurgan) *Günler zor geçiyor.(geçişsiz) ------------------ Günlerini zor geçiriyor.(oldurgan) *Bu kitapları okudum (geçişli) -------------------Bu kitapları okuttum.(ettirgen) *Her şeyi kırdım (geçişli) -------------------------Her şeyi kırdırdım (ettirgen) *Araba durdu.(geçişsiz) -------------------------- Arabayı durdurdu (oldurgan) *Yeni aldığım daireyi boyadım.(geçişli)--------Yeni aldığım daireyi boyattım (ettirgen) *Saçları uzamış (geçişsiz) ------------------------Saçlarını uzatmış (oldurgan) *Kumaşı **çüsüne göre kestim. (geçişli)--------Kumaşı **çüsüne göre kestirdim.(ettirgen) *Her sabah koşarım.(geçişsiz)------------------- Yıllarca bu topraklarda at koşturduk.(oldurgan) *İşe başladım.(geçişsiz) -------------------------- Dersleri başlattım.(oldurgan) ÖZNESİNE GÖRE ÇATI (ÖZNE-YÜKLEM İLİŞKİSİ): Öznenin yüklemle ilişkisi 4 grupta incelenir. 1)Etken Fiil ve Edilgen Fiiller: Yüklem durumundaki fiilin gösterdiği işi doğrudan doğruya öznenin kendisi yapıyorsa fiil etken çatılı demektir. Yani fiilin gerçek öznesi varsa ve “l,n” çatı ekini almamışsa fiil etkendir. Bir fiil “l,n” çatı ekini almışsa ve eylemin kim tarafından yapıldığı belli değilse o fiil edilgendir . Edilgen fiillere “kim tarafından” sorusunu yönelttiğimizde cevap alamayız. *Evi güzelce temizledi.(evi temizleyen kim? “o”, geçek öznesi var, o halde etkendir.) b. li .ne *Ev temizlendi. (ev kim tarafından temizlendi? cevap alamıyoruz, eylemi yapan belli değil o halde edilgen ) s.ö *Kadın, bulaşığı yıkadı.(bulaşık kim tarafından yıkandı? “kadın” eylemi yapan belli olduğu için etken) *Bulaşık, yıkandı. (bulaşık kim tarafından yıkandı? belli değil,cevap alamıyoruz, o halde edilgen ) *Polis, bu kişileri arıyor.(arayan kim? “polis” gerçek öznesi var eylemi yapan belli öyleyse etken) *Bu kişiler aranıyor. (arama eylemini yapan kim? Belli değil öyleyse edilgendir) *Masaları kenara çekti. (masaları kenara çeken kim? “adam” eylemi yapan belli öyleyse etkendir.) *Masallar kenara çekildi.(masaları kenara çeken kim? belli değil öyleyse edilgendir) *Sınavın iptal edileceğini söyledi.(sınavın iptal edileceğini söyleyen kim? “o” gerçek öznesi vardır, etkendir.) *Sınavın iptal edileceği söylendi.(sınavın iptal edileceğini söyleyen kim? belli değil o halde edilgen.) *Ilık yaz akşamlarında şarkılar söylerdik. (şarkılar söyleyen kim? “biz” gerçek öznesi var o halde etken) *Ayrılık gecesini hiçbir zaman unutamadım. (unutamayan kim? “ben” gerçek öznesi var o halde etken) *En güzel şiirler gençliğin uykusuz gecelerinde yazılır. (yazma eylemini yapan kim? belli değil. edilgen) *Çalındı umutların en güzeli benden. (edilgen) 2.Dönüşlü Fiiller: Fiil kök ya da gövdelerine “n, l” çatı ekleri getirilerek yapılır. Dönüşlü eylemlerde özne işi bizzat kendisi yapar ve yaptığı işten de bizzat kendisi etkilenir. Edilgen fiillerle dönüşlü fiiller birbiriyle karıştırılmamalıdır. İkisi de “l,n” çatı eki alır. Ancak edilgen çatılı fiillerin gerçek öznesi yokken dönüşlü çatılı fiillerin gerçek öznesi vardır. Ayrıca dönüşlü çatılı fiillerde “kendi kendine” anlamı vardır. * Annem geleceğimi öğrenince çocuklar gibi sevindi. * Kocası eve gelmeyince karısı meraklanmış. * Yüzmek için hemen soyundu. * Çocuklar havuzda yıkandı. * Bir Akdeniz kentinin tuz kokan sabahlarında uyanıyorum. * Kız aynanın karşısında saatlerce süsleniyor. * Kadın etrafa bakındı. 3. İşteş Çatılı Fiiller: Fiil, kök ya da gövdelerine “ş, leş” çatı ekleri getirilerek yapılır. İşteş eylemler, işin birden fazla özne tarafından karşılıklı ya da birlikte yapıldığını bildirir. İşteş çatılı fiillerde özne gerçektir. * Sen sahilde üzgün beklerken öpüşür ay ile sular. (k) * Görünmez dallarda kuşlar ötüşür. (b) * Kuru güz yaprakları uçuşuyor rüzgârda.( b) * Onunla bir süre öylece bakıştık. (k) * Sazı ellerine alan âşıklar saatlerce atıştı. (k) * Onunla hemen her gün telefonlaşırım. (k) * Yolcular durakta bekleşiyordu. (b) Not: Bazı fiiller çatı eki almadan da işteşlik özelliği gösterebilir. * Türk-Yunan ordusu Sakarya’da savaştı. * Pehlivanlar er meydanında güreştiler. * Onunla istemeye istemeye barıştım. * Sonunda ona kavuştum. CÜMLE TÜRLERİ ( ÇEŞİTLERİ ) 1. YÜKLEMİNE GÖRE CÜMLELER: a)İsim (ad) Cümlesi: Yüklemi isim olan cümlelere denir. *Ne güzel komşumuzdun sen Fahriye abla >komşu –i—di—n * Bence dinin gibi küfrün de mukaddesti Senin * Burada vefa yok * Bu yaptıklarım Senin içindir Not: Bazı isim cümlelerinde ekfiil düşebilir. *Bizimkiler çok iyi (dir) *Bu yıl ayakkabılar pahalı (imiş) Not: Yüklemi hem isim hem de fiil olarak kullanılabilen (ortak köklü ve sesteş kelimeler)kelimelerin isim mi fiil mi olduğunu anlamak için cümledeki kullanımına bakmak gerekir. *Sende ders notları varmış (var imiş) (isim cümlesi) *En sonunda varmışsın bir Erzincanlıya (fiil cümlesi) b)Fiil (Eylem)Cümlesi: Yüklemi çekimli bir fiilden kurulu cümlelere fiil cümlesi denir. Fiil cümlelerinde yüklem haber ya da dilek kiplerinden biriyle çekimlenir. İsim cümleleri de ekeylem olabilir. *Sana çirkin dediler, düşmanı oldum güzelin (Görülen geçmiş zamanla çekimlenmiş ) ******lendin de garez bağladım ahlaka bile (Görülen geçmiş zamanla çekimlenmiş) *Suya versin bağban gülizarı zahmet çekmesün (Emir kipi) *Artık buradan gitmeliyim (Gereklilik kipiyle çekimlenmiş) Not :Fiilimsilerin yüklem olduğu cümleler isim cümlesidir. *Amacım buradan gitmekti. (isim cümlesi ) *Eski bir tanıdığıydı. (isim cümlesi) 2.ANLAMLARINA GÖRE CÜMLELER: a)Olumlu Cümle: Yüklemin bildirdiği eylemin yapıldığını, gerçekleştiğini ya da gerçekleşebileceğini belirten cümleler olumludur. Dilimizdeki isim ve fiil soylu sözcüklerin hepsi olumludur. Bunlar bazı eklerle ya da sözcüklerle olumsuz biçime sokulur. *O günler çok güzeldi (olumlu isim c) *Hep seni bekledim (olumlu fiil cümlesi) *Kalbimi çalan buydu (olumlu isim cümlesi) b)Olumsuz Cümle: Yüklemin bildirdiği işin gerçekleşmediğini anlatan cümleler olumsuzdur. Olumlu isim cümlesi yok, değil, ya da sız ekiyle olumsuz yapılır. *Kapını çalan bendim (olumlu isim cümlesi) *Kapını çalan ben değildim (olumsuz isim cümlesi) *Dışarıda birkaç kişi vardı (olumlu isim cümlesi) *Dışarıda hiç kimse yoktu (olumsuz isim cümlesi) *O, çok güçlüydü (olumlu isim cümlesi) *O, çok güçsüzdü (olumsuz isim cümlesi) *Eve gelmiş (olumlu fiil cümlesi) *Eve gelmemiş (olumsuz fiil cümlesi) Not: Bir cümlenin yükleminde olumsuzluk bildiren ek ya da sözcük yoksa cümle biçimce olumludur. Bir cümlenin yükleminde olumsuzluk bildiren ek ya da sözcük varsa cümle biçimce olumsuzdur. * Yarın size geliyoruz (Biçiminde ve anlamca olumlu) *Yarın size gelmiyoruz (Biçiminde ve anlamca olumsuz) Not2:Biçimde olumlu her cümle, anlamca olumlu olmayabilir. * Haydi, bu işi yapabilirsen yap (yapamazsın ) (Biçimce olumlu, anlamca olumsuz cümle) *Gel de bu işin içinden çık (Çıkamazsın) (Biçimce olumlu, anlamca olumsuz) * Ne arayanım var ne de soranım (yok) (Biçimce olumlu, anlamca olumsuz) Not3:Bir cümlede olumsuzluk bildiren ek ya da sözcük tekse, o cümle biçimce de anlamca da olumsuzdur. Bir cümlede olumsuzluk bildiren ek ya da sözcük iki tane ise o cümle biçimce olumsuz, anlamca olumludur. *Hala yanıma gelmiş değil (gelmemiş) (Biçimce ve anlamca olumsuz cümle) *Böyle yapmayın (Biçimce ve anlamca olumsuz cümle) *Seni sevmiyor değilim (seviyorum) (Biçimce olumsuz, anlamla olumlu) C)Soru Cümlesi: Bir duygu veya düşünceyi soru yoluyla açıklayan cümlelere soru cümlesi denir. Dilimizde soru anlamı soru sıfatıyla, soru zamiriyle, soru zarfıyla veya soru edatıyla sağlanabilir. *Dün beni arayan sen miydin? (soru anlamı soru edatıyla sağlanmış.) *Bize ne zaman geleceksin?(soru anlamı soru zarfıyla sağlanmış) *Bana ne aldın?(soru anlamı soru zamiriyle sağlanmış) *Hangi okulda çalışıyorsun? (soru anlamı soru sıfatıyla sağlanmış) Soru cümleleri gerçek ve sözde soru cümlesi olmak üzere iki gurupta incelenebilir. Gerçek soru cümleleri mutlaka cevap gerektirirken sözde soru cümleleri gerektirmez. *Okula neden gelmedin? (Gerçek soru cümlesi ) *Dersi anlıyor musunuz?(Gerçek soru cümlesi) *Beni soran kim? (Gerçek soru cümlesi) *Hiç üzülmez olur muyum? (sözde soru cümlesi) *Onu ben mi dövmüşüm? (sözde soru cümlesi) *Şu kitabı bana verir misin? (sözde soru cümlesi) Ünlem cümlesi: Özlem, sevinç, heyecan, korku, üzüntü, onaylama… Gibi değişik duygular anlatan cümlelere denir. *Eyvah, ne yer ne yar kaldı! *Neydi o güzellik öyle! *Süper bir iş buldum! e)Emir (Buyruk) Cümlesi: Yüklemi emir kipiyle çekimlenmiş cümlelere emir cümlesi denir Emir kipinin 1.tekil ve 2. çoğul çekimleri yoktur. Emir kipinin çekimi şöyledir. (Ben) --- (biz) --- (sen) yap (siz) yapın, yapınız (o) yapsın (onlar) yapsınlar * Oraya gitme *Derse zamanında giriniz *Buraya gelsinler *Şuraya otur Not1: – acak, - ecek ekiyle çekimlenmiş bazı fiiller emir anlamı taşıyabilir. *Bu kitabı okuyacaksın (oku) *Hemen yanıma geleceksin.(gel) Not2: Yüklemi emir kipiyle çekimlenmiş cümlelerden bazıları emir anlamını yitirerek rica, hatırlatma, dilek… Anlamları taşıyabilir. *Sağlık olsun *Allah kazadan korusun *Kusurumuzu hoşgörün *Sen ona bakma f)Gereklilik Cümlesi: Yüklemi gereklilik kipiyle (-malı-meli )çekimlenmiş cümlelere gereklilik cümlesi denir. Eylemin yapılması gerektiğini anlatır. *Bu sınavı kazanmalısınız. *Soruları hızlı çözmelisiniz Not: Bazı cümlelerde yüklem gereklilik kipiyle çekimlenmediği halde, gereklilik anlamı bulunabilir. *Bol bol paragraf çözmeniz gerek (çözmelisiniz) *Bir çare bulmam lazım (bulmalıyım) *Onu görmem icap ediyor (görmeliyim) g)İstek Cümlesi: Yüklemi istek kipiyle (-e-a-ayım-alım) çekimlenmiş cümlelere denir. *Biraz meyve alayım *Kapıyı açık bırakmayasın *Haydi, biraz gezelim h)Dilek Cümlesi: Yüklemi dilek –şart kipiyle (-se-sa-)çekimlenmiş cümlelere denir. *Oraları da görsem *Şu okul bir bitse Şart Cümlesi: Yan cümlesi dilek – şart kipiyle çekimlenmiş cümlelerdir. *Kitabı alırsam okurum *Evden çıkabilirsem size de uğrarım. * Okursan iyi bir yere gelirsin 3.ÖĞELERİN İN DİZİLİŞİNE GÖRE CÜMLELER Kurallı Cümle: Yüklemi Sonda bulunan cümlelere kurallı (düz) cümle denir. *Yarın size geleceğim *Şiirin hasını ayak seslerinde tanırım *Ne zaman bir köy türküsü duysam şairliğimden utanırım b)Kuralsız (Devrik ) Cümle: Yüklemi sonda bulunmayan cümlelere denir. Bu tür cümleler anlatım bakımından bozuk değildir. *Ne diyeceksin bu konuyla ilgili *Görüyorum seni C)Eksiltili Cümle: Yüklemi söylenmemiş cümlelere denir. *Toprağı taşlı yerden (olacaksın)kızı kardeşli yerden (olacaksın) *Kısa bir sessizlik (oluyor) sonra müzik başlıyor. *İnsanı mest eden güzelliği …(var) d)Parantez Cümlesi: İçerisinde arasöz veya aracümle bulunan cümlelere denir. Arasözler cümlenin anlamını güçlendirmek veya bir açıklama yapmak amacıyla cümlenin akışı kesilerek araya alınan sözlerdir. Arasözler iki virgül iki kısa çizgi ya da parantezler arasında gösterilir. *Bu kadın evin hizmetçisi çok iyi kalpli bir insandı (arasöz) *İyi çalışan öğrenciler emin ol sınavı kazanır. (aracümle) *Yahya Kemal siz de biliyorsunuz neo-klasik bir şairdir (aracümle) YAPILARINA GÖRE CÜMLELER Cümleler yapılarına göre 3 gurupta ayrılır. A)Basit cümle B)Birleşik cümle C)Sıralı cümle A)BASİT CÜMLE: Tek yüklemi bulunan tek yargı bildiren cümlelerdir. *Çalıkuşu, Damga, Acımak, Bir Kadın Düşmanı, Dudaktan Kalbe romanları Reşat Nuri Güntekin’ e aittir. *Seninle bir daha görüşmeyeceğim. *Halit Ziya Uşaklıgil, Servet-i Fünün edebiyatının en büyük romancısıdır. *İkinci Yeni sanatçıları şiiri soyutlaştırmışlardır. B)BİRLEŞİK CÜMLE: Birleşik cümleleri dört gurupta incelenir. 1)GİRİŞİK BİRLEŞİK CÜMLE: İçinde fiilimsi (isim fiil, sıfat fiil, zarf fiil)bulunan cümlelere denir. Fiilimsinin yer aldığı b**üme yan cümle asıl yüklemin bulunduğu b**üme de temel cümle denir. Bir cümlede kaç tane fiilimsi varsa o kadar yan cümle var demektir. *Beni soranı, gördün mü? (Yan cümlecik Temel cümlenin b.li nesnesidir.) *çalışan kazanır. (Yan cümlecik temel cümlenin öznesidir.) *Seni görünce mutlu oluyorum. (Y.C.T.C nin Z.T dir. *Seni seven insanları sen de sev.(Y.C.T.C nin B.li Nesnesidir.) *Beni dinleyin herkese teşekkür etmek istiyorum ÖRNEK Aşağıdakilerden hangisinde dizeler basit cümle oluşturmaktadır. A)Mustafa Kemal barış olmuş. Gürül gürül akan ırmaklarda B)Mustafa Kemal özgürlük olmuş Özgürlük diye çarpan yüreklerde C)Mustafa Kemal bereket olmuş Uzanıp giden bu topraklarda D)Mustafa Kemal türkü olmuş İnanmış E)Mustafa Kemal ülkü olmuş 2)İç içe Birleşik Cümle (Kaynaşık Cümle): Bir cümle başka bir cümlenin içinde yer alır ve onun bir öğesi olursa buna iç içe birleşik cümle denir. İç cümle temel cümlenin öznesi, nesnesi ya da başka bir öğesi olabilir. *Ben gidiyorum. Dedi. (iç cümle temel cümlenin nesnesi iç cümle TC *Ben büyüdüm, diyorsun. (iç cümle temel cümlenin i.c TC Nesnesi durumundadır) *Adam: beni burada bekleyin. Dedi.( iç cümle temel cümlenin nesnesi durumundadır) 3)Şartı Birleşik Cümle: Yan cümleciği – se, mi ile kurulan ve temel cümlenin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini koşula (şarta) bağlayan cümledir. *Görürsem söylerim. *Çalışmadın mı başarılı olamasın. *Sen gelirsen ben de gelirim. 4) Ki’li BİRLEŞİK CÜMLE: Ki bağlacıyla birbirine bağlanan cümlelere denir. * Benimle konuş ki seni anlayayım. * Dürüst ol ki insanlar sana güvensin. * Düzenli çalış ki kazanasın. * Şiir o kadar güzel okudu ki şaşırdım kaldım. SIRALI CÜMLE: İçinde birden çok tamamlanmış yargı bulunan cümlelere denir. Sıralı Cümleler 2 gurupta incelenir. 1)Bağımlı Sıralı Cümle Öğrenilen en az biri ortak olan sıralı cümlelerdir. * Yaşlı kadın buraya kadar geldi sizi sordu (özne ortak) *Beni aramış ama bulamamış (özne ve nesne ortak) *Türkiye de bu kitabı bastırmış satmıştı. (özne DT, N ortak) *Onu bana beni ona şikâyet eder. (yüklem ortak) *Yazın Antalya ya gider orada gezerdik (özne ve zarf tümleci ortak ) 2)Bağımsız Sıralı Cümle: Öğelerinden hiçbiri ortak olmayan cümlelerdir. *Evden sessizce çıktık sokakta lambalar yanmıyordu *Yağmur durmuştu yollar çamurdan görünmüyordu * O geziyordu ben çalışıyordum *Deneme başka şeydir felsefe başka şeydir. Not: Bazı kaynaklar ama fakat çünkü gibi bağlaçlarla birbirine bağlayan cümleleri bağlı cümle olarak kabul eder. *Bu işe başlıyorum; ama bugün bitiremem. *Sabahı severiz; çünkü gündüzün başlangıcıdır. |
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| ders, notları, türkçe |
| Seçenekler | |
|
|
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.4 Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd. Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2 |
![]() |
Öneri ,Şikayet ve Reklam Alımları için etutodasi@gmail.com mail adresi ile iletişime geçiniz